(6762 S. K. m. 1393) (1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18.07.2001 tarih ve 2001/218-2001/498 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı sigorta şirketi tarafından taşıma rizikolarına karşı sigortalanan müvekkiline ait malları taşıyan geminin yangın tehlikesi geçirmesi nedeniyle mallarda hasar meydana geldiğini, taşıyan tarafından müşterek avarya ilan edildiğini, hasarlı malzeme bedelinin ödenmesi yolundaki davacı başvurusunun davalı sigorta şirketi tarafından ambalaj ve üretim hatası gerekçe gösterilerek reddedildiğini ileri sürerek,şimdilik 250.000DM.nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının gönderilen malzemeleri gümrük sahasına boşalttıktan aylar sonra çektiğini, yükleme limanındaki yangın nedeniyle gemi ve yük hakkında müşterek avarya ilan edilerek hakem-dispeççi atandığını, davacının zararını bu prosedüre göre isteyebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 4.5.2001 günlü kararı ile davalı yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilan edilen müşterek avarya sonrasında zararın avarya masasında teşkil edilecek garameler yoluyla ödenmesinin kararlaştırıldığı, müşterek avaryada esas alınan hakem dispeççi kararında davalı sigortanın zarardan sorumlu tutulamayacağının karar altına alındığı ve kesin hüküm halini aldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.720.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy