(6762 S. K. m. 389)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye 3. Hukuk Mahkemesince verilen 27.06.2000 tarih ve 1999/881-2000/469 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.02.2002 günde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi H. U. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin paydaşı olduğu davalı şirketin 14.12.1999 tarihli genel kurul toplantısında, B grubu paydaşlarının gösterdiği adaylar dışında aynı gruptan iki üyenin yönetim kuruluna seçildiğini ve anasözleşmenin 28. maddesinin müktesep haklar ortadan kaldırılarak değiştirildiğini ileri sürerek, anılan toplantıdaki kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, anasözleşme değişikliğine sadece davacı M.'in itiraz ettiğini ve B grubu çoğunluğunun gösterdiği adayların seçilmesinin zorunlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, toplantının geçersiz olduğuna karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, 14.12.1999 tarihli genel kurul toplantısının geçersizliğinin tespitine, kararların iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının, imtiyazlı pay sahipleri haklarını haleldar ettiği gerekçesiyle iptali istemine ilişkindir. İptali istenen 14.12.1999 tarihli genel kurulda, gündemin 5. maddesinde şirket anasözleşmesinin 28. maddesinin değiştirilmesi yolunda karar alınmıştır. Anılan anasözleşme maddesi değişikliği, anasözleşmenin bazı maddelerinin değiştirilmesini genel kurulun oybirliği ile alınması kararına bağlayan hükmünü, ekseriyete değiştirmek suretiyle, imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal eder mahiyettedir. TTK. nun 389. maddesi uyarınca, anasözleşme değiştirilmesi kararı, imtiyazlı senet sahiplerinin haklarını ihlal edecekse, o pay sahiplerinin yapacakları özel toplantıyla onaylanmadıkça infaz edilemez. Bundan anlaşılması gereken sonuç, böyle bir karar alınmışsa, infazının imtiyazlı pay sahiplerinin onayına bağlı tutulduğudur. Yani böyle bir genel kurul kararının iptal edilmesi değil, imtiyazlı pay sahiplerinin onayı olmadıkça infaz edilememesi gerekmektedir.
Mahkemece, anılan genel kurul kararı hakkında yukarıdaki husus gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde anılan kararın iptali yolunda hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına bozulmasına, taraflar duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy