(6762 S. K. m. 52, 54)
Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 4.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.05.2001 tarih ve 2000/447 - 2001/512 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili limited şirketin 14.05.1986 tarihinden beri tescilli ticaret ünvanı altında faaliyette bulunduğunu ve tanındığını, davalı limited şirketin ise 16.06.1993 tarihinde kurularak müvekkili ile aynı konularda faaliyet gösterdiğini ve yasa dışı işlere karıştığını, davalının bu şekilde müvekkiline ait ünvanı kullanarak iltibas yarattığı ve ünvana tecavüz ettiği, müvekkili ünvanının kamu oyunda karalanmasına neden olduğunu ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin tespiti ve men'ine, haksız kullanılan ticaret ünvanının sicilden silinmesine, hükmün ilanına, haksız rekabetin tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına, (3.000.000.000.-) TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevabında, müvekkili şirketin bir aile şirketi olup, aile fertlerinin soyadlarını ticaret ünvanlarında kullanmalarının doğal olduğunu, davacı iddiasında yer alan hırsızlık olayıyla müvekkilinin bir ilgisinin bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, davalıya ait tankerin bir hırsızlık sonucu, yine mazot hırsızlığı suçunda kullanılmasında davalının kusurundan söz edilemeyeceği, davalı şirket ortaklarının soyadlarının da "SARACOĞULLARI" olduğu ve bu adın ticaret ünvanında kullanılmasının engellenemeyeceği, kaldı ki, iki tarafında aynı kök aileye mensup oldukları gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı limited şirketin, anılan ünvanını davalıdan önce tescil ettirdiği her iki ünvanda da "Saraçoğlu-Saraçoğulları" ibaresinin vurgulayıcı çekirdek sözcük olduğu ve iltibasın oluştuğu konusunda davacı tarafından haklı gerekçeler gösterilmiştir. Gerçekten de, her iki limited şirketin de iştigal konuları aynı olup, davacının öncelikli tescilli ünvanı TTK.nun 52 nci maddesi koruması altındadır. Mahkemece, davalının ünvanında yer alan "Saraçoğulları" ibaresinin TTK.nun 54/1 nci maddesi uyarınca haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ve men'ine, "SARAÇOĞULLARI" kelimesinin davalı ticari ünvanından terkinine karar verilmesi ve davacının diğer istemlerinin de bu tespitler karşısında değerlendirilmesi gerekir iken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy