(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.11.2000 tarih ve 1999/362-2000/518 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, kendisinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, kooperatifte tek parselli ve tek konutlu daireler için üyeliğinin devam ettiğini, çok katlı binalar yönünden üyeliğinin olmadığını ancak davalının çok katlı binalar yönünden borç çıkartıp, ihtarlar tebliğ edip, ihracına karar verdiğini ileri sürerek 14.7.1999 günlü ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının öncelikle genel kurula itiraz etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalı kooperatifin 30.5.1999 günlü genel kurulunda çok katlı konutlar yapılması konusunda 10.madde ile karar alındığı, bahçeli tip konut yapımından vazgeçildiği, genel kurulun konutların tipini belirlemede yetkili organ olduğu, davacının genel kurulda alınan bu karara uyması gerektiği ve ihtarnamelerin usulüne uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, ihraç kararının iptaline ilişkindir. Davalı kooperetifin 10.4.1993 günlü kur'a çekilişinde davacıya 159 ada 10 nolu parsel isabet etmiş ve yine aynı zabta göre davacı tek katlı evler için kooperatif üyesi olmuştur. Kooperatifin 30.5.1999 günlü genel kuruluna kadar açıkça tek katlı ve çok katlı evler ayrımının kalktığına dair genel kurullarda karar alınmamıştır. Hatta, 11.4.1993 günlü genel kurulda tek katlı ve çok katlı evlere göre ayrı ayrı aidat belirlenmiş, 20.3.1994 günlü genel kurulda çok katlılar için aidat, 2.4.1995 günlü genel kurulda aidat konusunda karar alınmamış ve 16.6.1996 genel kurulda da tek katlı çok katlı ayrımı yapılmadan aidat belirlenmiş ve bu şekilde ayrımın 30.5.1999 günlü genel kurula kadar devam ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, bahsedilen bu ayrım tartışılmadan ve davacının aidat borcunun ayrıntılı olarak hangi genel kurulda benimsenen miktardan ve hangi aylardan doğduğu Yargıtay denetimine elverişli şekilde açıklanmadan hesap yapılmıştır. Her ne kadar mahkemece 30.5.1999 günlü genel kurulda tek katlı ve çok katlı evler ayrımının kalktığı esas alınmışsa da, ihraç kararına esas alınan ihtarlardan sonraki bu genel kurul davanın çözümünde esas alınamaz. O halde mahkemece, yeniden uzman bilirkişiden ihtarlara esas alınan borcun dayandığı genel kurul kararları irdelenerek, davacının tek katlı evlerden doğan borcunun tesbit edilerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy