(2499 S. K. m. 45, 46) (1086 S. K. m. 101, 151)
Dava: Taraflar arasında görülen davada A. Asliye 2. Hukuk Mahkemesince verilen 20.2.2001 tarih ve 2000/1825-2001/114 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin halka açık bir anonim ortaklık olması nedeniyle, Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında bulunduğunu, müvekkili kurul denetçileri tarafından yapılmak istenen denetimlerin davalı şirket tarafından engellendiğini, bu konuda anılan Kanunun 46/f. maddesine dayalı olarak açılan davada istenilen sonucun elde edilemediğini beyanla, ayrıntılı dökümü yapılan defter ve belgelerin kurul tarafından görevlendirilen elemanlarca incelenmesi, Kurula teslimi ve bu konuda tutulacak tutanakların imzalanmasına duruşma yapılmaksızın tedbiren karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, SPK. nun 45/4. maddesine göre, denetimle görevli uzmanların arama yapma yetkilerinin bulunduğu, davacının istediği kararı verme yetki ve görevinin Sulh Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle dosyanın Sulh Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair verilen kararın, taraf vekillerince temyizi üzerine, karar Dairemizin 2000/6176-7052 sayılı ilamıyla, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilerek bozulması üzerine, mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının S.P. Kanunundan kaynaklanan hakkına dayanarak incelenmek üzere davalıya ait belgeleri istediği, davalının teslim etmeyerek muaraza yarattığı, yargılama esnasında Sulh Ceza Mahkemesinden alınan arama kararına istinaden davacının istediği belgeleri elde ettiği, incelediği ve tutanakla davalıya geri verdiği, böylece davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun gerek 45 nci maddesine 4487 sayılı kanunla eklenen 4. fıkrasındaki ve gerekse 46/f maddesindeki düzenleme, HUMK. nun 101 ve devamı maddelerinde yer alan ihtiyati tedbir talebi ve uygulanmasına ilişkin olmayıp, Sermaye Piyasası Kanunu ile getirilmiş ve bu kanuna özgü olarak halka açık anonim şirketlerin Sermaye Piyasası Kurulunca denetlenmelerini sağlamaya ve kamu yararına yönelik özel bir düzenleme olduğu kuşkusuz bulunduğundan yukarda anılan 46/f.maddesine dayalı olan talepler nedeniyle mahkemenin vermiş olduğu kararların temyizi mümkün bulunmaktadır.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı Sermaye Piyasası Kurulunun 2499 sayılı Kanunun 45/f.4 maddesine dayalı olarak Sulh Ceza Mahkemesinin vermiş olduğu arama kararı ile davalıdan istediği belgeleri aldığı, bunları inceleyip, iade ettiği ve böylece aynı Kanunun 46/f.maddesine dayalı işbu davanın konusu kalmadığından bahisle bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmişse de, A. 3.Sulh Ceza Mahkemesinin 29.6.2000 tarihli ve 2000/145 Müt. sayılı arama kararının infazına ilişkin 1.7.2000 tarihli arama geçici zapt etme tutanağına göre, davacının incelemek üzere teslim aldığı davalı şirkete ait belge vs. evrakların, davacının işbu davasında incelenmesi ve kurula teslimini istediği ve dava dilekçesinin 6 ncı sahifesinde şirketten talep edilen bilgi ve belgelerin listesi başlığı ile ifade edilip, 8 bent halinde açıklanan belge, defter vs. kayıtlarla aynen mutabık olmadığı ve büyük farklılıklar gösterdiği anlaşılmakta olduğu gibi, davacı vekilinin 20.2.2001 tarihli oturumdaki beyanı da HUMK. nun 151/son maddesi hükmüne göre imzası ile onanmamış olduğundan, bağlayıcı da değildir. Bu durumda mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle, arama geçici zapt etme tutanağında yer almayan ve bu davada konu edilen davalıya ait diğer belge, defter vs. evraklara ilişkin olarak 2499 sayılı Kanunun 46/f maddesine göre bir karar verilmek üzere, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle kararın mümeyyiz davacı SPK. yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre, davalının temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 11.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy