(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 8.6.2001 tarih ve 2000/79-2001/423 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi gereğince müvekkilinin davalıya ait Rapier Vinç ve yedeklerini Kıbrıs'tan İzmir ve İstanbul'a taşıma işini gerçekleştirdiğini, davalının tonaj farkından kaynaklanan borcunu, liman bekleme ücretlerini ve ekspertiz masraflarını ödemediğini, girişilen icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı taşıyıcının taşıma başlamadan önce yükün ağırlık ve diğer detaylardan haberdar olduğunu, taşıma ve gümrükleme işlerinden kendisinin sorumlu olduğunu, gümrüklerdeki beklemelerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar dairemizin 25.11.1999 tarih ve 1999/5248-9510 sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, sözleşme aşamasında davacıya vincin boyutlarının değil çizimlerinin gönderildiği, çizimde belirtilen ölçülerden vincin ağırlığının hesaplanmasının mümkün olmadığı, vincin ağırlığı nedeniyle feribota alınmadığı, vinç ile bom'un ayrı ayrı taşınması gerektiği bu durumda bekleme ve gümrük muamelelerinin geciktiği, davacının bekleme ve buna ilişkin masrafları isteme hakkı bulunduğu gerekçesiyle, takibin 37.287 Dolar üzerinden devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı taşıyıcı tarafından Kıbrıs'tan Türkiye'ye taşınan davalıya ait vinç ve parçalarının tonaj farkından kaynaklanan bekleme ve sair masraflarının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamımız doğrultusunda yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmış ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi dosyada aynı somut olaya ilişkin bozmadan önce alınan rapora zıt ve rapordan ayrılma nedenleri tartışılmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir.
Taraflar arasındaki ihtilaf iki noktada toplanmaktadır. Birinci uyuşmazlık, taşınacak vincin ağırlığı nedeniyle feribota yüklenmediği iddia edilmiş bulunmasına göre ağırlığın davacıya bildirilmiş olup olmadığı, bu nedenle kaynaklanan masraflarda tarafların kusur oranlarının ne olduğu noktasındadır. Mahkemece alınan son bilirkişi raporunda davalının vinç ağırlığını davacıya bildirmediği kabul edilmiş ise de, vinci araç üzerinde teslim alan davalının basiretli bir taşıyıcı olarak daha öncede taşımasını gerçekleştirdiği aynı vincin boyutlarına nazaran ağırlığını dikkate alarak gerekli araştırmayı yapmak ve feribota kaç tona kadar yükleme yapılabileceğini belirlemesi ve bu koşulları davalıya bildirmesi ve gerektiği takdirde taşımaya başlamadan önce vincin bu şekilde taşınamayacağını bildirmemiş olması hususlarının davacıya izafe edilebilecek kusurlar olup olmadığı tartışılmamıştır.
İkinci uyuşmazlık, taşınacak bir kısım malzemenin ayrı nakledilmesi ve birlikte gümrükleme prensibinden dolayı Mersin gümrüğünde yapılan masraflar noktasındadır. Davacı taşıyıcı, vinci feribota yükleyemeyince ayrı araçlarda bulunan vinç parçaları feribota yüklenerek Mersin'e gönderilmiş ve burada asıl parça gelmediği için bekleme ve eksper masrafları yapılmıştır. Bilirkişi kurulu buradaki masrafların vincin ağırlığı ile nedenselli olduğunu belirtmişler ise de, davacı taşıyıcının vincin feribota yüklenmemesi neticesinde parçalarını yüklemek ve göndermek şeklindeki taktirinin yerinde olup olmadığı, parçaların vinç ile birlikte bekletilmesi durumunda masraflarının azalıp azalmayacağı hususları irdelenip, davacının bu konudaki kusur oranı tartışılmamıştır.
O halde, mahkemece yukarıdaki hususlarda nazara alınarak tarafların asıl ve müteferrik kusurlarının belirlenerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.2.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy