(6762 S. K. m. 1361) (3095 S. K. m. 1, 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.4.2001 tarih ve 1999/121-2001/290 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı taşıyan şirket tarafından hasarlı teslim sonucu müvekkil şirkete sigortalı emtianın uğradığı (959.862.208) TL. hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini, TTK.1361. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olunduğunu ileri sürerek anılan meblağın 2.1.1999 tarihinden itibaren T.C Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın tahliye görevlilerinin kusurlu davranışları nedeniyle meydana geldiğini, müvekkiline süresi içinde ihtar yapılmadığını, talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, emtianın Gökova Gemisine sağlam ve noksansız olarak yüklendiği, konişmentodaki free out kaydına rağmen alıcının supalan taahhütnamesi vererek yükü gemiden almayacağını açıkça beyan ettiği ve yükün gemiden tahliyesini üstlenmediği gibi Limon İşletmesini yardımcı şahsı olarak kullanmayacağını belirttiği, boşaltmanın davalı tarafından yapıldığı ve boşaltma sırasında oluşan (714.758.923) TL. zarardan davalı taşıyanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın 2.1.1999 tarihinden 31.12.1999 tarihine kadar % 50, 1.1.2000 tarihinden itibaren % 60 senelik değişken oranda yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı sigorta şirketi vekilinin temyizine gelince,
3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun ve bu kanunda değişiklik yapılması hakkındaki 4489 Sayılı kanunun 1 ve 2/1.maddeleri uyarınca gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında her türlü nedenden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, talep halinde, mahkemece T.C Merkez Bankasının kısa vadeli kredilerine uyguladığı reeskont oranında temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, mahkemece yasal faiz uygulanması hatalı olup, bu yöne ilişkin davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde ise de, bu yanlışlığın giderilmesi, yargılamanın yenilenmesini gerektirecek nitelikte olmadığından, hükmün HUMK. 438/7. maddesi uyarınca düzelterek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 2 nolu bendinin 1.2.3. satırlarındaki 31.12.1999 tarihine kadar % 50, 1.1.2000 tarihinden itibaren % 60 senelik değişken oranda yasal faizi sözcüklerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, bu sözcükler yerine 31.12.1999 tarihine kadar T.C Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı reeskont faizi, 1.1.2000 tarihinden itibaren de 4483 S.Kanunun 1 ve 2/2 maddesi hükümleri gözetilerek belirlenerek faiz oranına göre temerrüt faizi tahakkuku ile tahsiline ibare yazılmak suretiyle hükmün HUMK 438/7. maddesine göre düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, 38.600.000.- lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy