(2004 S. K. m. 67, 68) (6762 S. K. m. 83/2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Tatvan Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.12.1999 tarih ve 1995/4-1999/182 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.1.2002 günde davalı şirket yönetim kurulu başkanı Emin Bağatur geldi, davalı ve davacı avukatları tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davalı şirket başkanı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirkete nakit ihtiyacını karşılamak üzere verdiği paranın iadesi konusundaki yönetim kurulu kararına rağmen geri ödendiğini ve Ankara'da başlattıkları takibe de haksız yere itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetkili Tatvan İcra Dairesince ödeme emri gönderilmeden dava açıldığını ve iddiaların yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, davalının davacı tarafça dayanılan defter ve belgeleri verilen kesin önele rağmen eksik ibraz ettiği ve davacının TTK. 83/2. maddesi uyarınca yemin esnasında bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra takibi Ankara'da açılmış, bu takibe karşı borçlu davalı Tatvan İcra Dairelerinin yetkili olduğuna dair yetki ve ayrıca borçlu olmadıkları itirazlarında bulunmuş, davacı ise itirazın iptali davasını Tatvan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açmak suretiyle Tatvan İcra Daireleri'nin yetkisizliğini benimsemiştir. Bu durumda alacaklının borçluya yetkili icra dairesinden yeni bir ödeme emri göndermesi ve bu ödeme emrine yapılacak itirazların iptalini istemesi gerekmektedir. İtiraz edilen takibin yetkisiz bir icra dairesinde açıldığı ve bu nedenle geçerli olmadığı anlaşıldığından, geçersiz hale gelen ödeme emrine itirazın iptali davası dinlenemeyeceği gözetilerek, davanın bu nedenle reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. Yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, taraflar duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.1.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy