(6102 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 3, 85) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Üsküdar Asliye 2. Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.06.2001 tarih ve 1999/1058-2001/464 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak V. M. S. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 5.2.2002 günde davalılardan V. M. S. A.Ş. avukatı H. E. gelip, diğer davalı Sigorta ve davacı avukatları tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ç. P. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların işleteni ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bulundukları aracın müvekkiline kasko sigortalı araca çarpması sonucu sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı tarafın 6/8 kusur oranına karşılık olan (1.157.000.000) TL.lık zararın bir kısmının kazaya karışan araç sürücüsü tarafından karşılandığını ileri sürerek, bakiye zarar olan (1.000.060.250) TL.nin davalılardan TTK.nun 1301nci maddesi gereğince rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı V. M. S. A.Ş. vekili, müvekkilinin bir oto kiralama şirketi olduğunu, aracın maliki ya da işleticisi sıfatı bulunmadığını, bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, istenen tazminatın da fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, davalı V. M. S. A.Ş.nin bir oto kiralama şirketi olarak davacı karşısında pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, yine (3) günden daha uzun süreli olarak aracı davalı V. M. S.’dan kiracı sıfatıyla alan B. W.’nin işleten sıfatının kabul edilebileceği, davacının husumeti davalı V. M. S. A.Ş. ya da kiracıya karşı yöneltmekte seçimlik hakkı bulunduğu, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın 6/8 oranında kusurlu olup, davacının isteyebileceği tazminatın (1.000.060.250) TL. olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan V. M. S. Tic. A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Temyize konu uyuşmazlık, “Rent a Car” sloganı ile bilinen esasa göre araç kiralayan bir firmanın, bu aracın neden olduğu kaza sebebiyle, zarar görenlere karşı KTK.nun 85nci maddesi hükmü uyarılınca sorumlu olup, olmayacağı noktasında toplanmış bulunmaktadır.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelerden, kazaya neden olan aracın asıl malikinin dava dışı F. A. A.Ş. olduğu, bu şirketçe 1.1.1997 tarihli sözleşme ile kısaca I. olarak nitelendirilen ve oto kiralama amacı ile faaliyet gösteren davalı şirkete süresiz olarak kiralandığı anlaşılmaktadır. Nitekim, davalı şirket de bu aracı kira sözleşmesi (Rental Agreement) ile yine dava dışı B. W. isimli kişiye 8 günlük kiraya vermiş olduğu ve kazanın bu aşamada meydana geldiği dosyadaki belgelerle sabit bulunmaktadır.
Davalı şirketin, dava dışı F. A. A.Ş. ile yapmış olduğu süresiz kira sözleşme hükümlerine göre, KTK.nun 3 ve 85 nci maddeleri hükümleri uyarınca işleten sıfatını kazandığı tartışmasız bir olgudur. Oto kiralaması ile iştigal eden davalı şirketin bu otomobili geçici ve ticari amaçla başka kişilere kiraya vermiş olması onun yukarıda saptanan işleten sıfatını kaldırması düşünülemeyeceği gibi, böyle bir kiralamada kiralama süresinin 8 gün olması da bu sonucu değiştiremez. Olaydan zarar görenlere karşı davalı şirket, işleten sıfatı ile sorumlu olup, alt kiracı durumunda olan yine dava dışı kişiye rücu edebilme hakkına sahip bulunmaktadır.
Mahkemece, tamamen hukuki nitelikteki husumete yönelik bu uyuşmazlığın HUMK.nun 275nci maddesi hükmü uyarınca kendisi tarafından çözümlenmesi gerekirken, bilirkişiye çözdürülmüş olması ve karar gerekçesinde de bu rapora itibar edilerek hüküm kurulmuş olması usul hükümlerine aykırılık teşkil ediyorsa da, karar yukarıda değinilen sebeplerle doğru görüldüğünden bu usule aykırılık bozma nedeni yapılmamış ve kararın onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı V. M. S. ve T.A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kararına uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 51.764.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.02.2002 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)