(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 21.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.4.2001 tarih ve 2000/380-2001/171 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Nazım Ünlü tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından kasko sigortası yapılan araca davalıların malik ve sigortacısı olduğu aracın asli kusurlu olarak çarpması ile meydana gelen 1.024.900.000 lira zararın sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, bu miktarın davalılardan rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, mahkemenin yetkili olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketinin poliçesinin bulunmadığı gerekçesiyle ve zarar miktarına göre, davanın kısmen kabulü ile 974.000.000 liranın davalı Nazım Ünlü'den tahsiline, davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Nazım Ünlü temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı Nazım Ünlü'nün aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkindir.
Rücu davasının dayanağı T.T.K.nun 1301 nci maddesi olup, bu düzenlemeye göre, sigortacının rücu davası açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalayan arasında bir sigorta sözleşmesinin mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir. Zarar sorumlusunun sigorta ilişkisinden haberi olmaksızın sigortalıya iyiniyetle yaptığı ödemeler kendisini sorumluluktan kurtarır ve bunun doğal sonucu olarak sigortacının somut olayda davalı Nazım Ünlü yargılama sırasında davacının sigortalısı Sait Şen ile kazadan sonra anlaşma metni düzenlediklerini ve bir kısım ödemede bulunduğunu savunmuş ve buna ilişkin belgeler ibraz etmiştir. O halde, mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda bu savunma üzerinde durularak, davacının sigorta kapsamında kalan zararlar bakımından ödemelerinin kanıtlanması halinde, bu miktar yönünden sorumluluktan kurtulacağının bir başka deyişle sigortacının o oranda halefiyetini engelleyeceği göz önüne alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalının temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.2.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy