(132 S. K. m. 2)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.07.2001 tarih ve 2000/115 - 2001/530 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme uyarınca, davalının İSO 9002 Kalite Sistem Belgesini kullanmaya hak kazandığını, oysa davalının işyerinde belgeye konu tesisin bulunmadığının kontrol sırasında anlaşıldığını, müvekkilinin belgeyi iptal ettiğini ve geri alındığını buna rağmen davalının daha önce çoğalttığı noter onaylı belgeyi bir ihalede kullandığını, davalı eyleminin tüketiciyi yanılttığını ve müvekkiline olan güveni zedelediğini ileri sürerek, şimdilik 1.370.000.000'ar lira maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, iddianın sabit olduğu, davacının sadece 120 milyon lira gözetim tetkik ücreti karşılığı maddi tazminat isteyebileceği, diğer maddi tazminat kalemlerinin yerinde görülmediği, kusurun ağırlığı ve fiilin özelliğine göre taktiren 500 milyon lira manevi tazminatın hakkaniyete uygun düşeceği gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, TS-EN-İS0 9002 Kalite Sistem Belgesini kullanma hakkını kazanan davalının, sözleşmenin davacı tarafından feshi sonrasında, bu belgeyi kullanmaya devam ettiği iddiasıyla açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, davacının ne miktar maddi tazminata hak kazandığı noktasında toplanmaktadır. Davalının, sözleşmenin feshi üzerine davacıya belge aslını iade ettikten sonra, belgenin önceden alıkoyduğu noter onaylı suretlerini bir ihalede kullandığı noktası çekişmesizdir.
132 Sayılı TSE Kanunu'na dayanılarak çıkartılan TSE Kalite Güvencesi Sistem Belgelendirme Talimatı'nın Belgenin haksız kullanımı başlıklı 13.2.maddesinde, bu gibi hallerde kurumca, maddi ve manevi tazminat davası açılacağı hüküm altına alınmış ise de, tazminatın ne miktar üzerinden talep edilebileceği noktasında bir düzenleme yapılmış değildir. Aynı talimatın 12.2. maddesinde, sözleşmesi feshedilen firmanın yeniden müracaatında, müracaat işlemleri ve kalite tetkik prosedürünün aynen uygulanacağı öngörülmüştür. TSE Kalite Güvencesi Belgelendirme Ücret Talimatının Tanımlar başlıklı 3. maddesi ile Ücretlerin Tahakkuk Esasları başlıklı 5. maddesinde, belgelendirme hizmeti ile ilgili olarak; müracaat ve doküman inceleme ücreti, belgelendirme tetkik ücreti, gözetim tetkik ücreti, takip tetkiki ücreti, belge ücreti konularında beş kalem ücretin işyerinin çeşitli özellikleri dikkate alınarak miktar ve oranlarının belirlendiği çizelgelere göre tahakkuk ettirileceği hüküm altına alınmıştır. Davacı, bu ücretlerin çizelgedeki karşılığı olarak toplam 1.370.000.000 lira maddi tazminat talep etmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, gözetim ücreti olan 120.000.000 lira dışında, davacının diğer kalem ücretlere hak kazanmadığı, zira fiilen o konularda hizmet vermediği sonucuna varılmıştır.
Davacı vekili, rapora itiraz ettiği halde, ek rapor alınmamış, raporun yeterli görülme nedenleri de gerekçede açıklanmadan ve tartışılmadan, raporda yazılı miktara hükmedilmiştir.
Oysa davalının iptal edilen belgeyi kullanması haksız olup, söz konusu belgeyi kullanmaya hak kazanabilmesi için yeni bir başvuru yapması ve talebin davacı tarafından uygun bulunarak yeni bir sözleşme imzalanması, dolayısıyla davalının prosedürün gerektirdiği ücretlerin tümünü yatırması gerekmektedir. Bu durumda, davacı zararının, davalının bu belgeyi almak için harcayacağı ücretlerin toplamı kadar olduğunun kabulü sonucuna varılmalıdır.
O halde, yapılan bu açıklamalar ışığında, davalı şirketin ücretlerin tahakkukuna esas olabilecek özellikleri dikkate alınarak, davacının hak ettiği maddi tazminat miktarı, başka bir uzman bilirkişi ya da kuruluna hesaplatılarak, sonucuna göre karar verilmek gerekirken, eksik ve yetersiz incelemeye dayalı olarak, maddi tazminatın yazılı miktar üzerinden hüküm altına alınması, doğru olmamıştır.
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy