(6762 S. K. m. 354, 368)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.07.2001 tarih ve 2001/398-586 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili ile feri müdahiller vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.02.2002 günde davalı avukatı Ö. B. ile müdahil davalı avukatı E. B. gelip, davacılar avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukat dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi H. U. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekilleri, müvekkillerinin toplam % 50 oranında pay sahibi olduğu davalı şirketin, diğer % 50 pay sahibi Özdarakçı grubu tarafından müvekkillerine haber verilmeksizin ve denetçi yanıltılarak toplantı kararı aldığını, müvekkillerinin şirket anasözleşmesinde yazılı adreslerinden farklı bir adrese tebligat gönderildikten sonra usulsüz şekilde olağanüstü toplandığını ve ayrıca toplantıda denetçi raporunun okunmadığını ileri sürerek, 02.05.2001 tarihli genel kurul kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirket en son genel kurul toplantısını 01.11.1997 de yaptığından organsız kalmaması için denetçi tarafından toplantıya çağrıldığını, çağrı tebligatlarının davacılar tarafından kötü niyetli olarak alınmadığını ve iddiaların doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Feri müdahiller vekilleri de davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, %50 hisse sahibi davacılara usulünce çağrı yapılmadığını gerekçesiyle ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile feri müdahiller temyiz etmiştir.
1- Dava anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, çağrı usulsüzlüğü nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, TTK. nun 368. maddesinde öngörülen süre öncesinde gazete ilanının yapılmadığı ve ortakların toplantıya usulünce çağrılmadıkları tereddütsüzdür. Usulünce çağrı yapılmayan ve toplantıya katılmayan ortaklar, şirketteki payların yarısının sahibidirler.
Mevcut hisse durumu nazara alındığında, çağrı usulsüzlüğüne yol açan işlemlerde kötü niyetli davranıldığının ve şirketin yarı payına sahip davacı ortakların yöntemince çağrı yapılıp katılımları sağlansaydı, bu katılımın oylamanın sonucuna etki edeceğinin kabulü gerekmekte olduğu gibi, denetçi raporu okunmadan bilançonun onaylanması kararının, böyle bir rapor alınmadan genel kurulun bilanço hakkında bir karar veremeyeceğine dair TTK. nun 354. maddesindeki açık düzenlemeye de aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve yukarıda açıklanan nedenlere göre davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekmiştir.
2- Feri müdahillerin temyizlerine gelince; dava genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin bulunduğuna göre, davanın şirket aleyhine yürütülmesi gerektiği, üçüncü şahısların bu davada davalı yerine kaim olmalarının mümkün olmadığı anlaşıldığından, gerek dava konusu genel kurulda seçilen yönetim kurulu ile işlem yapanların gerekse şirketin diğer yarı payının sahibi olan ortakların bu davada davalı yanında yer almaları usulsüz olmakla birlikte, bu yön davacı tarafça temyiz konusu yapılmadığından bozma nedeni sayılmamış ve açıklanan nedenler yanında, davada davalı hakkında hüküm kurulduğu, feri müdahiller aleyhinde bir hüküm bulunmadığı anlaşıldığından, hukuki yarar yokluğu nedeniyle feri müdahillerin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle feri müdahillerin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına, aşağıda yazılı bakiye 1.720.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 250.000.000 lira vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 14.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy