(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Pendik Sulh Hukuk Mahkemesi'nce 8.8.2001 verilen tarih ve 2001/674-847 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı İSKİ Gen. Müd. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait tesise, davalılar tarafından yürütülen inşaat çalışmaları esnasında zarar verildiğini ileri sürerek,117.589.294 TL tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı İSKİ vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalı İSKİ yönünden husumet yokluğundan davanın reddine, diğer davalı açısından davanın kabulüne dair verilen kararın,davacı vekilince temyizi üzerine karar dairemizin 27.2.2001 tarih ve 2000/10696 E.,2001/1706 K.sayılı ilamıyla , ...sözleşmenin niteliği itibarıyla işin, başından sonuna kadar salt yüklenici davalının kontrolüne bırakılmadığı, davalı işverenin kontrol ve sorumluluğunun devam ettiği, bu nedenle davalı İSKİ Genel Müdürlüğüne dava yönünden de işin esasına girilmesi gerekirken, bu davalı hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden... denilmek suretiyle, davacı yararına bozulması üzerine, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda,davanın kabulü ile 117.598.204 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı İSKİ vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı İSKİ vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, dava haksız eylem dolayısıyla uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, özü itibarıyla bir kusur sorumluluğu söz konusu olduğundan, davalı işverenin zarar miktarıyla sınırlı olmak kaydıyla ve ancak kusur oranı nispetinde sorumlu olacağı tabi bulunmakla, bu hususta uzman bilirkişi veya bilirkişilerden alınacak rapor doğrultusunda oluşacak sonuç çerçevesinde bir hüküm tesis edilmesi gerekirken, bu hususta hiçbir inceleme yapılmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı İSKİ Genel Müdürlüğü yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı İSKİ vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı İSKİ yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy