(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.06.2001 tarih ve 2000/249-2001/316 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan sözleşme uyarınca, müvekkilinin Almanya'ya mal taşıdığını, alıcının malları ayıplı olduklarından bahisle teslim almaması nedeniyle malların tekrar Türkiye'ye getirildiğini, bu taşıma nedeniyle doğan navlun alacağının ihtara rağmen davalı tarafından ödenmediğini, hakkında yapılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, satışın FOB satış olduğunu, malların teslim yerinin İsviçre olmasına rağmen Almanya'ya gönderilmesinin davacı tarafça açıklanamadığını, husumetin alıcıya yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından iki tarafın ticari defterlerinde davacının 849.412.000 TL. alacaklı gözüktüğü, kalan ücretin hesaplanılmasının davacı vekilinin 06.06.2001 tarihli celsedeki beyanı dikkate alınarak yapılmadığı, davanın TTK. 1262/5. maddesi uyarınca bir yıllık sürede açıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 849.412.000 TL. üzerinden devamına, alacak aslına takip tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına, asıl alacağın %40'ı üzerinden hesap edilen icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve İİK.67/2. maddesi hükmüne göre; alacaklının (davacının) tazminata mahkum edilebilmesi için, takibin haksız olması yeterli olmayıp, aynı zamanda kötüniyetle yapılmış olduğunun ispat edilmesi gerekmesine, somut olayda, taraflar arasında taşıma sözleşmesinin varlığı uyuşmazlık konusu olmayıp, davacı, ayıplı malın iadesine, ilişkin navlun bedelini ispatlayamadığı için kötüniyetli kabul edilemeyecek olmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 29.868.248 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy