(2004 S. K. m. 67) (2577 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 6.6.2001 tarih ve 2001/120-306 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline kasko poliçesi ile sigortalı aracın seyir halinde iken yağmur sularının yola taşıdığı taş ve toprak birikiminden dolayı öndeki araca çarparak hasara uğradığını, dava konusu olayda davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün tam kusurlu olduğunu, müvekkilince sigortalısına ödenen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu olayda idari yargının görevli olduğunu belirtmiş, devamla kusur oranına itiraz ederek davanın reddini istemiştir
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu trafik kazasında davalı idarenin 4/8 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, 324.069.837 TL.nın 16.7.1999 ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, bu miktar için takibin devamına ve itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekili, kasko sigortalı araçta oluşan hasar bedelinin rücuen tazminini istemi ile başlatılan icra takibine itirazın iptalini istemiştir. Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün yapım ve bakım sorumluluğunda olan karayolunun yapımında gerekli tedbirleri gereğince almadığı, yolun bakımında yeterli hizmet vermediği ileri sürülmektedir. Bu kamu hizmeti görmekle yükümlü olan davalı idare, karayollarının yapım ve onarım hizmetleri sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar yönünden açılan davalar ise, İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2.maddesi hükmü uyarınca idare aleyhine tam yargı davası olarak açılması gerekmektedir. Mahkemece, hizmet kusuruna dayanarak açılan işbu davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığını karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.2.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy