(1163 S. K. m. 14, 56)
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye Mahkemesi'nce verilen 22.03.2001 tarih ve sayılı 1999/1585-2001/300 kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğunu, 1999 yılı genel kuruluna çağrılmadığı için İl Sanayi ve Ticaret Müdürlüğüne başvurduğunu, burada hissesinin diğer davalıya sahte belge ile devir edildiğini öğrendiğini, ileri sürerek devir sözleşmesinin sahte olarak tanzim edilmiş olduğunun tespitine, kooperatif üyeliğinin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının ortak sanılarak 13.01.1996 tarihinde yönetim kuruluna seçildiğini, 07.02.1998 tarihinde de bu görevine son verildiğini, davacının hiçbir aidat ödemediğini, daha sonra devir sözleşmesinin düzenlendiğini, davacının yıllarca aidat ödemeyip dairelerin dağıtımında hak iddia etmesinin kötüniyetini gösterdiğini, davacının eşinin kurucu ortak olup önce kendisi ortak olarak imzaladıktan sonra eşinin adını kendi isminin üzerine yazarak eşini ortak etmek istediğini, davacının ortaklığa kabulüne dair karar da olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davacının hiçbir aidat ödemediği, parasal yükümlülüklerinin hiçbirini yerine getirmediği, ortaklığa kabul edilmesine dair müracaatta bulunmadığı gibi kararda olmadığı, ortaklığa hisse devir sözleşmesi ile katılan A. Durgut'un ise 1998 yılından beri 3.479.000.000 TL. ödeme yaptığı, kooperatifin ferdileşme aşamasında davacının İl Sanayi ve Ticaret Müdürlüğüne başvurup üyeliği hakkında bilgi istemesinin iyiniyetle bağdaşmadığı bu nedenle hisse devir sözleşmesindeki imzaların incelenmesinin dosyaya katkısı olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğinin devrine ilişkin sözleşmenin sahte olduğunun tespiti ile kooperatif üyeliğinin iadesi talebine ilişkindir. Davacının eşi M. Bedir, davalı kooperatifin kurucu ortağıdır ve 13.06.1996 tarihli genel kurula ait hazirun cetvelinde bu şahsın adı silinerek, davacının adı yazılmış ve devir sözleşmesine kadar da davacının adı hazirun cetvellerinde yer almıştır. Davacının eşi Mustafa Bedir'in kooperatiften hiçbir talebi olmadığı gibi, kooperatif üyeliğinin çıkma yada çıkarılma sonucu sona erdiği de ispatlanmamıştır. Yine , davacının bu üyeliği devir alması kooperatif ana sözleşmesinde öngörülen şekilde olmamakla beraber fiilen kooperatifçe benimsenmiştir. Zira davacı 13.01.1996- 07.02.1998 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi seçilmiş ve 02.08.1998 tarihli kur'a çekiminde adına 1.bodrum kattaki 2 nolu daire isabet etmiştir. Bu durumda, davacının üyeliği eşinden devir aldığının kabulü gerekir. O halde, davacı halen kooperatif üyesi olduğundan, davacının üyeliğinin devrinin davalı A. Durgut'a geçerli şekilde devir edilip edilmediğinin tespiti gerekir. Her ne kadar, davalı kooperatifin kayıtlarında davacının hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmakta ise de, sırf bu durum üyeliğin sona ermesini gerektirmediği gibi, kooperatifin her zaman davacıdan kooperatife olan yükümlülüklerini yerine getirmesini istemesi de mümkündür. Bu itibarla ,mahkemece, davacının üyeliğinin davalı A. Durgut'a devrine ilişkin tarihsiz sözleşmenin geçerli olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy