(3213 S. K. m. 12) (1086 S. K. m. 440, 441, 442)
Dava: İlik Mermer Fab. San. Tic. Ltd. Şti. ile Özmer Suni ve Tabii Mermer San. A.Ş. arasındaki davadan dolayı İscehisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 4.10.2000 gün ve 1996/117-2000/53 sayılı kararı bozan Daire'nin 19.06.2001 gün ve 2001/3752-5607 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, bu ve birleşen davada müvekkiline ait mermer sahasının (45.000) m2'lik bölümünün kullanma ve tasarruf hakkının imzalanan sözleşmeler uyarınca davalıya verildiğini, davalının kendisine ait sahanın dışına taşarak üretim yaptığı gibi, Maden Kanunu'nun 12. maddesine aykırı olarak kantar ve maden sevk fişi olmaksızın maden sevkiyatı yapmak suretiyle müvekkilinin ruhsat hakkını da tehlikeye soktuğunu ve yasadan kaynaklanan bir kısım parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini, çekilen ihtarların netice vermediğini ileri sürerek, esas davada tecavüzün önlenmesine, fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla (5.000.000.000) lira tazminatın davalıdan tahsiline ve davalı tarafından işletilmekte olan (45.000) m2'lik alan için sözleşme gereğince davalıya ait olan akçalı Mükellefiyetlerin ve Maden Kanunu'nun ve uygulama yönetmeliğinin amir hükümlerinden doğan sair mükellefiyetlerin davalı tarafından yerine getirilmesi suretiyle akdin davalı tarafından gereği gibi ifasına, birleşen davada ise; esas davada istenen (5.000.000.000) liraya reeskont faizi yürütülmesine ve fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla (35.000.000.000) lira tazminatın reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, esas ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava ve birleşen davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar; davalı tarafın temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuş, bu defa da taraf vekilleri karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 14.5.1997 tarihli bilirkişi raporuna karşı olan beyanının miktara yönelik olduğunun kabulü gerekmesine, kaldı ki anılan raporda tarihe yönelik açık bir belirlemenin mevcut olmamasına ve davacı tanıklarının beyanına göre dava dışı firmaya ait maden haritasının celbine gerek olmamasına göre, davalı vekilinin yerinde bulunmayan tüm karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan edenlerle davalı vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE, alınması gereken 6.610.000 lira karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK. nun 442/3. madde hükmü uyarınca, takdiren 36.000.000 lira para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 02.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy