(4721 S. K. m. 2, 6) (6762 S. K. m. 1283) (Elektronik Cihaz Sigortaları Genel Şartları m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.04.2001 tarih ve 1998/2189-2001/435 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirkete İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı yerde 28.01.1998 günü bir kısım cep telefonu ile jeneratörün çalındığını, bilahare yakalanan hırsız hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleştiğini, olayın sigorta teminatında olmasına rağmen, davalının 168.000.000. TL. gibi düşük bir bedel ödeme teklifinde bulunduğunu ileri sürerek, şimdilik 1.500.000.000. TL.nın olay tarihinden itibaren reeskont oranında temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cep telefonu, batarya ve telefon araç kiti'nin poliçe teminatında olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, işyeri paket sigorta poliçesinde, davacının işyerindeki emtianın hırsızlık rizikolarına karşı 5.000.000.000. TL. limitle sigorta edildiği, poliçede hiçbir çekince bulunmadığı, elektronik eşya ticareti ile uğraştığı ünvanından açıkça anlaşılan davacıya işyerinde yapılacak hırsızlıklar için sigorta himayesi tanıdığını açıklayan davalı sigortacının bu defa Elektronik Cihaz Sigortası Genel Şartları'nı ibraz ederek cep telefonları için ayrıca sigorta yapılması gerektiğini ileri sürmesinin MK. nun 2. maddesinde ifadesini bulan dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davalı savunmasının cep telefonlarının teminat kapsamına girmediğine ilişkin olup, bedeline bir itirazı olmadığından ileri sürülen talep miktarının aynen kabulü gerektiği, davacının kısmi ödemeyi kabul etmemekte haklı olduğu gerekçesiyle, 1.500.000.000. TL.nın 5.2.1998 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ve kombine bir sigorta türü olarak düzenlenen İşyeri Paket Sigorta Poliçesi'nde işyerindeki emtialarda sigorta teminatına alınmış olup, aksi de kararlaştırılmadığına göre, bu iş yerindeki emtia niteliği taşıyan cep telefonları için ayrı bir sigorta sözleşmesi düzenlenmesinin gerektiğinin ileri sürülmesi mümkün bulunmamakla davalı sigortacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı, sigortalı işyerindeki hırsızlık sonrası, sigorta teminatının davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, zararın tazminini istemiştir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 1283. maddesi uyarınca gerçek zararı ödemekle yükümlü bulunan davalı sigorta şirketi, bir kısım emtianın sigorta kapsamında olmadığını, sigorta kapsamında kalan emtiaların bedelinin ise 441.198.032 TL. olduğunu, bu bedelin de davacı tarafından kabul edilmediğini savunmuştur. Talebini açıklayan davacı vekili 07.10.2000 tarihli dilekçede, 3 adet jeneratörün 1.050.000.000 TL, 5 adet cep telefonunun da 450.000.000 TL değerinde olduğunu beyan etmiştir. Taraf vekillerinin belirtilen dilekçeleri karşısında, davalı sigortanın, istenen bedele itirazının olmadığı kabul edilemez.
Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Anılan Yasa hükmü karşısında, zararın gerçek miktarını kanıtlamak, davacı sigortalıya aittir. Bu durumda mahkemece, çalınan emtianın niteliği de dikkate alınarak, bu konuda uzman kişiden denetime elverişli rapor alınması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı gerekçeyle davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy