(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.4.2001 tarih ve 2000/545-2001/194 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin zorunlu trafik sigortacısı bulunduğu aracın, müvekkili şirket nezdinde kasko sigortalı vasıtaya çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, davalının kusuruna isabet eden (475.000.000) TL'nin tahsili amacıyla girişilen takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe yapılan itirazın iptali ile birlikte, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının icra inkar tazminatı talep edemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davanın kabulüne, davalının takibe yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, dava konusu alacak miktarı üzerinden hesaplanacak % 40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.nun 1301 nci maddesine dayalı ve sigortacı tarafından açılmış halefiyete dayalı bir rücu davasıdır.
Davacı sigorta şirketinin halefi olduğu sigortalı ile davalı arasındaki uyuşmazlık tazminat istemine dayalı bulunmaktadır. Tazminat davalarında, hükmedilecek tazminat miktarı tarafların iradesi dışında ayrıca hakimin takdir hakkını da ilgilendirdiğinden, poliçe limiti ile sorumlu olan sigorta şirketi ile yapılan sözleşmede davalı sigortacının taraf da olmaması nedeniyle bu tür alacaklar icra inkar tazminatının şartı olan likit olma niteliğini taşımadığından, icra takibine karşı yapılan itirazın iptali davalarında, borçlu aleyhine inkar tazminatına hüküm kurulması mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece tazminat üzerinden % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesi yasaya aykırı olup, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy