(818 S. K. m. 41, 42)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Merzifon Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.1.2001 tarih ve 1999/141 - 2001/13 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı ve davalı A. Şeker Fabrikası A.Ş vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.1.2002 günde davacı avukatı Muharrem Alkıs ile davalılar avukatı İbrahim İlkay gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan A. Şeker Fabrikası A.Ş.nin maliki olduğu Çayırözü mevkiinde kain depoyu 15.4.1997 tarihli sözleşme ile kiraladığını, süresinde feshi ihbar yapılmadığından sözleşmenin yenilenmiş olduğunu, davalı şirket adına bir kişinin telefon ederek taşınmazda bir şirketin tesis kuracağını ve depoyu boşaltmalarını aksi takdirde kapıların kırılıp bu şekilde boşaltılacağını söylediğini, daha sonra davalıların birlikte kapıları kırarak davalı B. A.Ş.nin depoda bir takım işlemler yaptığını, Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açtıkları davada deponun davacıya iadesine karar verildiğini, müvekkilinin devamlı olarak kira bedelini ödediğini, müvekkilinin Ö. Ltd.Şti. ile yaptığı sözleşme gereklerini deponun işgali nedeniyle yerine getiremediğini, anılan şirkete ceza-i şart ödemek zorunda kaldığını ve bir kısım kazançtan yoksun kaldığını ileri sürerek, (9.680.000.000) TL. tazminat, (300.000.000) TL. kira bedeli ile 5 milyar TL. kazanç kaybı toplam (14.980.000.000) TL.nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı A. Şeker Fabrikası A.Ş. vekili, sözleşmenin yenilenmeyeceği ve deponun boşaltılması konusunda davacıya süresinde ihbarda bulunduklarını, davacının Ö. İle yaptığı sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, kira bedellerinin tevdi mahalline bırakıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacının deponun işgal edildiğini bilmesine karşın 3. kişi ile sözleşme yaptığı, yeni bir depo sağlama çabası içine girmediği bu nedenle söz konusu sözleşme nedeniyle Ö. Ltd. Şti. ne ödemek zorunda kaldığı ceza-i şartı talep etmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığı, sözleşmenin ifa edilmemesinden dolayı davacının kâr mahrumiyetinin bulunmadığı, davacının kira sözleşmesinin devam ettiği kanaati ile ödediği 10 aylık kira bedelinin, iade edildiğinin davalı yanca kanıtlanmadığı, davalı B.'nın davacı ile davalı Şeker Fabrikaları A.Ş. arasında olan sözleşmeden haberdar olmaması nedeniyle sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, davalı B. A.Ş. hakkındaki davanın reddine (300.000.000) liranın davalı A. Şeker Fabrikaları A.Ş.den tahsiline, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı Amasya Şeker Fabrikası A.Ş vekilleri temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, dava kira sözleşmesinin haksız feshi ve kiralananın haksız işgalinden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Davalı kiralayanın, kiralanan yeri sözleşmeye aykırı olarak davacı kiracıya fiilen kullandırmadığı ve bir başka kişiye kiralamak suretiyle muaraza yarattığı dava dosyası içeriği ile sabit olduğu gibi, esasen mahkemenin de, kabulündedir. Davadaki uyuşmazlık, davacının bu nedenle tazminat isteyebilip isteyemeyeceği hususundadır.
Bu gibi durumlarda mahkemece sonuca varılabilmesi için, taraflar arasında kiralanan yer (depo) konusunda uyuşmazlık çıktığı tarihten itibaren davacının aynı veya benzer nitelikte bir depo kiralaması için gereken makul bir sürenin belirlenmesi ve bu süre içinde davacının uğrayacağı kazanç kaybı nedeniyle uygun (makul) bir tazminat takdiri gerekir. Mahkemece, bu husus üzerinde durulmadan yazılı gerekçe ile tazminat isteminin reddi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı A. Şeker Fabrikaları A.Ş. vekilinin temyiz itirazına gelince, davalı vekili, yargılama aşamasında davacının ödediği kira paralarının davacı hesabına tevdi mahalline yatırıldığını savunmuş ve buna ilişkin Suluova Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ait 4.3.1999 gün ve 1999/8-8 değişik iş sayılı kararı ibraz etmiştir. Bu durumda mahkemece, davalının tevdi mahalline kira paralarını yatırıp yatırmadığına dair belgenin araştırılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bu hususun araştırılmaması doğru olmamış ve kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) Nolu bentte yazılı nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) Nolu bentte yazılı nedenlerle davacı, (3) Nolu bentte yazılı nedenlerle mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 250.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı A. Şeker Fabrikası A.Ş.ye verilmesine, 15.1.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy