(6762 S. K. m. 54, 55)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.06.2001 tarih ve 2000/1298-2001/565 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı-karşı davalı tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.02.2002 günde davacı karşı davalı avukatı Hakan Yıldırım ile davalı karşı davacı avukatı İlker Ünsever gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli ticari unvan ile daha sonra davalı tarafından tescil ettirilen ticari unvan ve "Asist Line" işletme adı arasında iltibas bulunduğunu ileri sürerek, haksız tecavüzün tespiti, meni ve davalı unvan ve işletme adının sicilden terkinini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili, unvanlarında yer alan A.L ibrelerinin "Assist Line" sözcüğünün açılımını ifade ettiğini, sektör farklılığı nedeniyle unvanlardaki benzerliğin iltibasa yol açmayacağını; ancak müvekkili tarafından tescil ettirilen "Assist Line" işletme adının karşı tarafça kullanılmasının sıkıntı yarattığını savunarak davanın reddini istemiş, karşı davada ise, işletme adına tecavüzün meni talebinde bulunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacı şirketin unvan tescilinin daha önce olduğu ve davalı unvanındaki "A.L." harflerinin iltibasa neden olacağı; ancak "Assist Line" sözcüğünün davalı adına tescilli olduğu ve terkin isteminin dayanağı ile davacı tarafın bu sözcüğü kullanmasını haklı kılacak nedenlerin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı unvanındaki "A.L." harflerinin davacı unvanına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine ve bu harflerin davalı unvanından terkinine; birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticaret unvanı ve işletme adlarının sicilden terkinleri ile tecavüzlerin meni istemlerine, birleşen karşı dava ise, işletme adına tecavüzün meni istemine ilişkindir. Mahkemece, davada, ticaret unvanına tecavüzün mani ve davalı unvanındaki iltibasa konu ibarenin sicilden terkinine, birleşen davada ise işletme adına tecavüzün menine dair hüküm kurulmuştur. Temyiz incelemesine getirilen uyuşmazlık, işletme adının terkini istemi ile bu işletme adına dayalı olarak bu kez terkin istemi yönelten tarafın tecavüzünün meni istemlerine dairdir. Davalı işletme adı sicile tescilli olup, davacının ise tescili yapılmamıştır.
TTK'nun 55. maddesinde, işletme adının korunması hükümleri konusunda ticaret unvanı ile ilgili hükümlere madde belirtilerek atıflar yapılmış olup, aynı yasanın 54. maddesinde, haksız olarak kullanılan unvanın değiştirilmesinin veya sicilden terkininin istenmesi imkanı tanınmıştır. Bu durumda, yanlar arasındaki çekişme, "Assist Line" işletme adını kullanma hakkına dair önceliğin kimin tarafından sağlandığı noktasında toplanmaktadır.
Dava dosyasındaki 3.8.1999 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi örneğinde görüleceği üzere, davacı şirketin tescil ilanı yapılırken, şirketin ana sözleşmesi de yayınlanmış ve ana sözleşme başlığında, "Assist Line Yardım Servis AŞ ana sözleşmesi" ibareleri kullanılmıştır. Yine dosyadaki gazete ve dergi kupürlerinden görüleceği üzere, davacı şirketin kuruluşu ile beraber, yaygın bir tanıtım ve reklam faaliyetlerinin yürütüldüğü, günlük gazeteler ve ekonomi dergilerinde davacı şirketle ilgili, özellikle ilk Türk asistan şirketi olduğu belirtilerek haber ve yorumların yapıldığı, bütün bu faaliyetlerde ise davacının "Assist Line" işletme adıyla yer aldığı anlaşılmaktadır. Davalı şirket ise, davacı şirketin tescil ilanından yaklaşık bir buçuk ay sonra kurulmuş, işletme adını da davacının kuruluş tescil ilanından yaklaşık iki buçuk ay sonra ortaklar kurulu kararı ile almıştır. Bu durumda, davacının davalıya göre dava konusu işletme adını kullanma hakkında önceliğinin olduğu açıktır. Hatta davalının, davacı tarafından kullanılan ve tescil ilanında yer alan "Assist Line" işletme adından haberdar olmadan bu adı tescil ettirdiği dahi söylenemeyecektir.
O halde, mahkemece, davacının işletme adının terkini isteminin dahi kabulü gerektiği gözetilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı-karşı davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, 250.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalı Al Servis Destek Hizm.A.Ş.'ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy