(2918 S. K. m. 85, 90, 91) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kartal 3.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.2.2001 tarih ve 2000/825-2001/131 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline kasko poliçesi ile sigortalı araca, davalılarının sahibi ve trafik sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu oluşan hasar bedeli olan 163.600.000.- TL.sının müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ve bu paranın rücu yoluyla tahsili için açtıkları takibe haksız yere itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu savunmuştur.
Diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı sigorta şirketi takip tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulmak üzere, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı sigorta şirketi vekili temyiz etmiştir.
Dava trafik kazasında oluşan hasar bedelinin, zarar veren araç işleteni ve trafik sigortacısından rücu yoluyla tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir.
Trafik sigortacısının sorumluluğu, KTK' nun 91. maddesi uyarınca, işletenin aynı yasanın 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluğunu karşılamaya yöneliktir. Aynı yasanın 90. maddesi uyarınca, maddi tazminatın biçimi ve kapsamının, Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uyarınca belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda takibe konu alacağın, tazminat nevinden olduğu ve haksız fiil kurallarına göre belirleneceği açıktır. Mahkemece, miktarı saptanması gereken bir alacak ise likit olmadığından itirazın iptali davasında icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davalı sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı halk Sigorta yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy