(6762 S. K. m. 1264, 1295, 1297)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye 4.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.7.2001 tarih ve 2000/33-2001/603 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait aracın davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesinin yapılmış olduğu, meydana gelen kaza neticesinde oluşan hasarın davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 5.140.000.000.TL.nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı araç sürücüsünün kaza sırasında alkollü olduğunu, bu durumda rizikonun teminat dışında kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki bilgilere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı araç sürücüsünün kaza sırasında almış olduğu alkol miktarının yasal sınırları aştığı, bu nedenle ceza mahkemesinde cezalandırılmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı şirket vekili kasko sigorta poliçesini yapmış oldukları aracın alkollü sürücü tarafından kullanılması sırasında meydana gelen hasarın teminat harici olduğunu savunmuştur.
Bir özel hukuk ilişkisi olan kasko sigorta sözleşmesinin sigorta teminatı dışı kalan halleri düzenleyen poliçe genel şartlarının A.5.5 maddesine göre taşıtın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar kasko sigortası teminatı dışında kaldığı kabul edilmiş bulunmaktadır.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre de, hasarın teminat dışı kalabilmesi için sürücünün salt alkollü olması veya alınan alkolün az yada çok olması yeterli bulunmayıp, alkol alımı ile olay arasındaki illiyet bağının bu tür maddelerin sinir sistemini etkilemesi nedeniyle nöroloji uzmanı bir hekim ile trafik uzmanının bulunacağı bilirkişi kurulu aracılığı ile araştırılması gerekmektedir.
Mahkemece bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, alınan rapor yukarıda açıklanan ilkelere uygun değildir. O halde mahkemece yukarıda anılan ilkeler doğrultusunda araştırma yapılarak sigortalı araç sürücüsünün alkol almış bulunması nedeniyle kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediğinin dolayısıyla davalı sigorta şirketinin poliçeye dayalı tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 4.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy