(6762 S. K. m. 1301, 1299) (2918 S. K. m. 98, 99)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Araklı Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.4.2001 tarih ve 2000/215-2001/88 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca tam kusurlu çarpması sonucu oluşan 228.315.900 lira hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini, bu meblağın tahsili için başlatılan takibin davalıların haksız itirazları üzerine durduğunu, itirazın iptali davası açılması zorunda kalındığını ileri sürerek, ödenen meblağın olay tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, müvekkilinin davadan önce temerrüde düşürülmediğini savunmuştur.
Diğer davalılar, sadece diğer davalının sorumlu tutulması gerektiğini duruşmada savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar doğrultusunda, ödeme tarihi olan 23.3.1999 tarihinden itibaren faiziyle birlikte 228.315.900 liranın tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan sigorta vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK. nun 1301.maddesi uyarınca açılmış kasko rücu davasıdır.
TTK. nun 1299, 2918 sayılı KTK. nun 98/1, 99/1. maddeleri ile zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi genel şartlarının 12.maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir.
Somut olayda, davacının davadan önce davalılardan sigortadan ödeme talebinde bulunduğuna ilişkin dosyada ihtar yazısı bulunmakta ise de, tebliğ belgesine rastlanmamıştır. Bu durumda; mahkemece, başvurunun tebliğine ilişkin belge davacı taraftan istenmek, ibraz edildiğinde tebliğ tarihine 8 iş günü ilave edilerek tespit edilecek tarihten, (bu tarih, davacının sigortalısına yaptığı ödeme tarihinden önceye ait ise davacı sigorta yönüyle sebepsiz zenginleşme meydana gelmemesi bakımından ödeme tarihinden), tebliğ kanıtlanamazsa dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, bu tür davalarda ancak, sürücü ve malik olan diğer davalılar bakımından uygulama yeri olan ödeme tarihinin, davalılardan sigorta bakımından da faize başlangıç olarak alınması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle,davalı sigorta vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı sigorta yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy