(818 S. K. m. 105)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 3.5.2001 tarih ve 1999/489-2001/598 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, açılıp birleştirilen dava ile birlikte, müvekkiline ait ev eşyalarının davalı şirket tarafından sigorta poliçesinin yapıldığını, tazminatın ödenmemesi üzerine açılan davada 15.100.000.TL.nın reeskont faizi ile tahsiline karar verildiğini, icrada tahsil edilen paranın masrafları dahi karşılamadığını, B.K.nun 105.maddesine göre zararın tazmin edilmesi gerektiğini ileri sürerek, 884.253.870.TL.nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının %50 kusuru bulunduğunu, BK. 105. madde şatları bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının faizle karşılanamayan munzam zararını talep ettiği, ülkedeki enflasyon nazara alındığında faizin davacının zararını karşılamaya yetmeyeceği, devlet tahvillerine uygulanan faiz oranı ve döviz artışları nazara alınarak hesaplama yapılması gerektiği sonucuna varılarak, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, mal sigortasından kaynaklanan munzam zarar istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, sigorta bedeline geç ulaşması nedeniyle paranın değerini yitirdiğini ileri sürerek, munzam zarar talebinde bulunmuş olup, mahkemece çalınan sigortalı eşyaların değeri konusunda hiçbir araştırma yapılmamıştır. Davalı sigorta şirketinin davacının sigortalı eşyalarındaki hasar bedelini ödememesi veya geç ödemesi nedeniyle, sigorta ettiren (davacı) B.K.nun 105.maddesi uyarınca munzam zarar adı altında ayrıca oluşan zararlarını da isteyebilir. Borçlar Kanununun 105/1 maddesine göre, alacaklının düçar olduğu zarar, geçmiş günler faizinden fazla olduğu surette, borçlunun kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bu zararı dahi tazmin ile yükümlüdür. Her ne kadar yasa hükmünde geçmiş günler faizini aşan bir zarardan söz edilerek, zararın türü ve niteliği ve özellikleri konusunda bir açıklık yok ise de, buradaki zararın, borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı, alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucu ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki fark, temerrüt faizi ile karşılanmayan, onu aşan bölüme tekabül eden zarar diye tanımlanması mümkündür.
Davacı vekili, munzam zararının kaynağını bankalarca mevduata uygulanan bir yıllık faizin getirisi veya devlet tahvillerine yatırılması halinde elde edilecek kardan mahrumiyet olarak açıklamış ise de, mahkemece yapılacak olan iş, sigorta ilişkisinin asıl amacının hasarlanan veya zayi olan sigortalı emtia bakımından bu zararların giderilmesine yönelik olması dikkate alınarak, çalınan sigortalı eşyaların davalının temerrüde düştüğü tarihteki değeri ile davalı tarafından ödemenin yapıldığı tarihteki değeri saptanarak aradaki farkın davacının tahsil ettiği faiz ile karşılanıp karşılanmadığı tespit edilerek, arada fark var ise, bu miktarın davacının munzam zararını oluşturacağının gözetilmesi suretiyle hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 6.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy