(1163 S. K. m. 27, 17)
Taraflar arasında görülen davada Bayburt Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.06.2001 tarih ve 2001/56-2001/133 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin davalı kooperatif üyesi olduğunu, davalının usulsüz ve eşitlik kurallarına aykırı kararları ile ihraç edildiklerini ileri sürerek, ihraç kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çıkarma kararlarının usulüne uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacıların parasal yükümlülüklerini ihtara rağmen yerine getirmemiş oldukları gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatiften ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
1163 Sayılı Kanunun 27. maddesine göre, parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen bir ortağın ihracına karar verilebilmesi için ödemede temerrüde düşen ortağa maddede belirtilen süreler verilmek ve aynı borç miktarını içeren, ödenmemesi halinde sonuçlarını da bildiren geçerli iki ihtarın yapılması gerekir. Anılan madde hükmü buyurucu nitelikte olup, bu hükme aykırı olan ana sözleşme hükmü geçerli değildir. Dava konusu olayda, davacı ortakların tek bir uyarı ile ihracına karar verilmiş olup, bu karar yasaya aykırıdır. Yerel mahkeme kararı bu yönü ile doğru değil ise de, davacılardan Hikmet N. ve Kamil Y'nin ihraç kararının tebliğinden sonra ortaklık paylarını almış oldukları iddia edilmiş bulunmasına göre bu hususun araştırılarak, Kooperatifler Kanunu 17 ve ana sözleşmenin 15. maddesine uygun bir hesaplaşma olup olmadığı ve ortaklık paylarını almış olmaları halinde ihracı benimsemiş oldukları ve bu davada hukuki yararlarının bulunmadığı hususunun araştırılıp tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy