(2918 S. K. m.98/1, 99/1) (6762 S. K. m. 1299)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.6.2002/1-399 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Sigorta Şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Görkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından kasko sigorta poliçesi yapılan araca davalıların maliki, sürücüsü sigortacısı olduğu aracın 8/8 kusurlu olarak çarpması ile meydana gelen hasarın sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 7.845.000.000.-Tlnın davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Sigorta şirketi vekili, poliçenin kayıtlarında bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece: iddia, savunma ve dosyasındaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararı davalı Sigorta Şirketi vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelerle, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen sigorta poliçesinin dosya arasında bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu davasıdır.
Trafik kazaları esas niteliği itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olduğu halde, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını yapan sigorta şirketi bakımından temerrüdün kaza tarihinde veya sigortacının sigortalısına ödeme yaptığı tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Zira, sigortacının zarar giderim yükümlülüğünü düzenleyen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98/1 ve 99/1 maddeleri hükümlerinde sigortacının gerek bedensel, gerekse mala gelen zararları ödeme yükümlülüğünün durumun sigortacıya ihbarından itibaren faiz tatbiki gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak davalı sigorta şirketinin, davacının sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren faizle sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy