(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 10. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 3.7.2001 tarih ve 1999/870-2001/578 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca tam kusurlu olarak çarpması sonucu oluşan 2.650.000.000-lira hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Erol vekili, davanın husumet yönünden reddini istemiştir.
Davalı sigorta vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalılardan Erol hasar veren aracın maliki ise de, Erol'un aracını daha önce meydana gelen başka bir kaza nedeniyle tamir için bıraktıktan sonra buradan tamircinin bir elemanı tarafından Erol'un rızası dışında alıp götürüldüğü, iş bu dava konusu kazanın da bundan sonra olduğu, dolayısıyla Erol'un sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, bu davalı bakımından davanın REDDİNE, diğer davalılar bakımından ise, kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK'nun 1301. maddesine dayalı kasko rücu davasıdır.
Davalılardan malik konumundaki Erol'un aracını dava konusu kazadan önce dava dışı tamirciye bıraktıktan sonra tamircinin bir elemanı tarafından aracın, Erol'un rızası dışında alınıp götürüldüğü ve bundan sonra dava konusu kazanın meydana geldiği noktaları çekişmesizdir.
Mahkemece Erol'un rızasının bulunmadığı gerekçesiyle, dava onun bakımından husumet yönünden reddedilmiştir.
Oysa, 2918 sayılı KTK'nun 104. madde hükmü uyarınca tamircinin gerçek işleten malik ve yerine sorumlu tutulabilmesi için, araç üzerindeki fiili hakimiyetin kesin bir biçimde bu yere yani tamirhaneye geçtiğinin ortaya konulması gerekmektedir. Bunun için de, bu maddede aranan koşulların somut olay bakımından irdelenmesi zorunludur. Aracın, sorumsuz ellere geçmesini önleyebilecek şekilde az veya çok organize olmuş bir teşebbüse, uzun süreli tamir için bırakılmış olması gibi, önceden sıralanıp sayılması mümkün olmayan ancak sonucu etkili olabilecek nitelikte olgu veya olguların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durulmalı ve madde koşullarının oluştuğuna kesin kanaat getirilmelidir.
O halde, davalılardan araç maliki Erol'un savunması ve kanıtları bu açıklamalar ışığında ele alınmak, hukuki durumu bu çerçevede değerlendirmek, sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçe ile yetinilerek, bu davalı bakımından eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi, doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy