(6762 S. K. m. 309, 336, 340, 1460) (1086 S. K. m. 176, 432)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli Asliye 3.Hukuk Mahkemesince verilen 23.3.2001 tarih ve 1998/470-2001/129 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin %6 hissedarı olan davalı Ö.ın aynı zamanda münferit imza ile yetkili genel müdür olduğunu, diğer davalının ise müvekkili şirketin muhasebe müdürü olduğunu, davalıların görevine son verildikten sonra yapılan sayımda kasa mevcudun 719.900.000 lira olup, açık verdiğini ileri sürerek, 6.376.652.151 liranın 13.5.1998 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden Ö.ın %6 hissesini kendisinden cebir ve şiddet sureti ile almak isteyen şirket ortaklarının bunu gerçekleştiremediğini ve kasa defterinde yaptıkları oynamalar ile kasayı açık gösterdiklerini, diğer davalı A.'nin muhasebe şefi olup, kasa sorumlusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların zimmetinde kalan bir para bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davacı tüzel kişi şirket ile şirket yöneticisi olan ortak davalı Ö. Mercan arasındaki ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlık Türk Ticaret Kanununun 1460.maddesi uyarınca basit muhakeme usulüne tabidir. HUMK. nun 176/11.madde ve bendinde ise basit yargılama usulüne bağlı tutulan dava ve işlerin adli ara vermede de görüleceği açıklanmaktadır. Mahkemenin 23.3.2001 tarihli kararı davacı vekiline 26.7.2001 günü tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK. nun 432. maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra 12.9.2001 günü aynı vekil tarafından temyiz edilmiştir. Aynı Yasanın 432/4.maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davacı vekilinin davalı Ö. Mercan hakkında verilen karara ilişkin temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin davalı A. E. hakkında verilen karara ilişkin temyizine gelince; davalı A. E., davacı anonim şirketin muhasebe şefidir. 13.5.1998 tarihli tutanaklar ile şirketin kasasına el konulmuştur. Kasada bulunan nakit para ve kambiyo senetleri davalı A. tarafından A. D.'ye teslim edilmiştir. Davacı tarafından Ö. Ö.'ye yaptırılan tespitte, kasanın 6.376.652.151 TL açık verdiği belirlenmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda ise, sadece 7.5.1998, 8.5.1998 ve 9.5.1998 tarihli işlemler incelenmiş, davalı A. E.nun görevde olduğu ve sorumlu bulunduğu dönemde yaptığı diğer tüm işlemler ile davacı tarafından yapılan tespitteki kasa açığının nereden kaynaklandığı araştırılmamıştır. Mahkemece, davacı şirkete ait tüm defter ve kayıtlar üzerinde uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak, defterlerdeki 7.5.1998, 8.5.1998 ve 9.5.1998 tarihli işlemlerdeki rakamların değiştirilme nedenleri ile davacı şirket kasasında bir açık bulunup bulunmadığı ve varsa bunun nedenlerinin araştırılması gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı Ö. Mercan hakkında verilen hükme ilişkin temyiz isteminin HUMK. nun 432/4 maddesi gereğince REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı A. E. hakkında verilen hükme ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile davalı A. E. hakkındaki hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy