(1163 S. K. m. 17/2)
Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.05.2001 tarih ve1996/197-2001/142 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin üyelikten çıkarıldığı halde ödediği paraları geri alamadığını, bu hususta girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, (270.000.000) liranın ticari faizi ile birlikte tahsili için girişilen icra takibine ilişkin itirazın iptalini, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının halen müvekkil kooperatifin üyesi olduğunu, müvekkile hiçbir ödemede bulunmadığını, alacağın likit olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak takibin 08.05.1996 tarihinde yapıldığı, davacının kooperatiften çıkış tarihinin 14.07.1998 olduğu, davacının takip tarihinde üyeliğinin devam ettiği, takibe konu edilen 150.000.000-lira miktarındaki bono lehtarının Mustafa Ü. olduğu ve takibin 120.000.000-lira yönünden haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 120.000.000-lira yönünden itirazın iptali ile bu meblağ üzerinden takibin devamına, 48.000.000-lira icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava ortaklıktan çıkarılan davacının ödediği paraların tahsili isteminden ibarettir. Davacının kooperatif ortaklığından çıkarılması 03.07.1998 gününde gerçekleşmiştir. Kooperatif anasözleşmesi'nin 15 ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddeleri uyarınca, dava konusu kooperatife yatırdığı paraların iadesinden ibaret hakkını, ancak ortaklıktan ayrıldığı 1998 yılı bilançosunun genel kurulca kabulünden bir ay sonra açabilir. 1163 sayılı Kanunun 17/2. maddesi uyarınca genel kurulca iade ve ödemelerin geciktirilmesi hakkında kararı yoksa, davacının yatırdığı paraların iadesini istemek hakkı doğmadan, zamansız açtığı davanın REDDİNE karar verilmek gerekirken, davanın kabulü yolunda hüküm kurulması doğru bulunmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı kooperatif yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy