(818 S. K. m. 58)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.7.2000 gün ve 2000/428-1050 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline dahili su klozlu yangın poliçesiyle sigortalı dairenin, davalıya ilişkin daireden su sızması sonucu hasara uğradığını hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, hasar bedelinin tahsili için girişilen icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın müvekkilinin konutu ile bir ilgisi olmadığını, hasarın nedeninin binanın dış cephesinin su almasından kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yapılan keşif alınan bilirkişi raporundan, sigortalı dairede meydana gelen hasarın davalıya ilişkin dairenin yağmur suyu ile bir ilgisinin olmadığı, yağmur sularının dış cepheden içeriye sızması sonucu meydana geldiğinin saptandığı, dış cepheden doğan sorumluluğun bütün kat maliklerine ilişkin olduğu, aynı sebepten ve aynı oranda sorumlu kişiler arasında BK.nun 58 nci maddesinin uygulanamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dahili su klozlu yangın sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, meydana gelen zarardan, BK.nun 58 nci maddesi uyarınca bina sahibinin sorumlu olup olmadığı noktasındadır. Anılan kanun hükmünde ön görülen sorumluluk, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan kaynaklandığına göre, bir kusursuz sorumluluktur. Bina sahibi, başkasına zarar vermeye neden olacak olayın olmaması için gereken her tedbiri aldığını kanıtlamadıkça sorumluluktan kurtulamaz. O halde, zararın binanın yapım hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının ve bina sahibinin alabileceği bir önlem olup olmadığının ancak yerinde keşif yapılarak uzman kişilerce saptanabilmesi olanaklıdır.
Somut olayda, mahkemece, yerinde keşif yapılarak rapor düzenlendiği belirtildiği durumda yerinde keşif yapılmadığı ve davacı tarafın buna itiraz ettiği anlaşılmıştır. Bu halde yerinde keşif yapılarak yukarda belirtilen ilkeler çerçevesinde inceleme yapılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.04.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy