(1086 S. K. m. 348) (6762 S. K. m. 469, 470)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2.Ticaret Mahkemesince verilen 22.5.2001 tarih ve 2000/285-2001/731 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra, dava HUMK. nun 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette beheri nominal değeri 2500 lira olan toplam 14 adet, imtiyazlı A grubu hamiline yazılı hisse senedinin maliki bulunduğunu, bu güne kadar kendisine kar payı ödenmediğini ileri sürerek, 1999 yılından geriye doğru sahip olduğu paylara karşılık gelen kar payları karşılığı olmak üzere şimdilik (500.000.000) liranın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı hisse senetlerinin imtiyazlı olmadığını, davacının 50.000de 14 paya sahip olduğunu, 1991-1996 döneminde davacı paylarına (3.765.328) lira ve 1997-1998 döneminde (3.218.810) lira düştüğünü, bu paraların bilançolarda ortaklara borçlar hesabında gözüktüğünü ve davacının kar paylarını dilediği zaman şirketten alabileceğini bildirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davalı şirketin 1988-1996 yılları arası dağıtılacak kar miktarı 13.447.627.773 lira, dağıtılmamış dönemlere ait kar miktarının ise 72.531.601.410 lira olarak belirlendiği, dağıtılmamış kar miktarı itibarı ile davacının sınırlı isteminin yerinde görüldüğü gerekçeleriyle, davanın kabulü ile (500.000.000) lira kar payı alacağının davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davada istem, davalı şirket ortağı olan davacının dağıtılmayan kar payı alacaklarının tahsili istemine ilişkin olup, Anonim Ortaklık Genel Kurulunca karın dağıtılmasına ilişkin karar alınmadıkça, kar payının bir alacak davası açılmak suretiyle istenilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, 1996-1999 dönemine ilişkin olarak, henüz davalı şirket genel kurulunca kar payının dağıtılmasına ilişkin alınmış bir karar bulunmadığına göre davacının bu yıllara ilişkin isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru görülmediği gibi, davacının anonim ortaklıktaki payı gözetilerek, diğer yıllara ait kar payı alacağının belirlenmesi gerekirken farazi bir yaklaşımla davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuş ve kararın davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy