(1163 S. K. m. 16) (1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23.05.2001 tarih ve 2000/539-2001/250 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, üyesi bulunduğu davalı kooperatife aidat yatırmak için müracaat ettiğinde kendisine ihraç edildiğinin bildirildiğini ancak bu güne kadar müvekkilinden aidat yatırması istenmediğini ve ihraç edildiğinin bildirilmediğini ileri sürerek, ihraç kararının iptali ile üyeliğinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, on beş yıldır kooperatife uğramayan, adres değişikliğini bildirmeyen ve ödentilerini yapmayan davacının, diğer üyelerle aynı payı almaya çalışmasının iyi niyetli bir davranış kabul edilmeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara dayanılarak birinci ihtarnamenin davacıya bizzat tebliğ edildiği, ikinci ihtarnamenin gösterilen adreste davacıya rastlanmadığından iade edilmesi üzerine ilanen tebliğ yoluna gidildiği, bu yapılırken davacının adresinin araştırılmadığı gibi iki tebligat arasında adres farklılığı olduğu ve ikinci ihtarın, ilk ihtardan altı yıl sonra yapıldığı, ikinci ihtar bir an için geçerli kabul edilse dahi ihraç kararının, ikinci ihtar için verilen otuz günlük ödeme süresinin hemen bitiminde verildiği ve ilan tarihinden itibaren yedi günlük sürenin beklenmediği ayrıca ilanen tebliğin Haziran ayında yapıldığı dikkate alındığında ikinci ihtarda bir ay yerine otuz günlük ödeme süresi verilmesinin de yasaya aykırı olduğu, davacının usulsüz tebliği öğrendiğini beyan ettiği dava tarihinin esas alınacağından, davanın süresinde açıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı kooperatif yönetim kurulunun 07.07.1995 tarih ve 260 nolu ihraç kararının iptaline, davacının kooperatif üyeliğinin devam ettiğinin tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.720.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy