(818 S. K. m. 18, 19, 20, 21, 23, 24)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 6.12.2001 tarih ve 2001/41-645 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.4.2002 günde davacı avukatı Oktar Aykut ile davalı avukatı Kerem Kent gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya sigortalı olan müvekkiline ait işyerinde yangın sonucu oluşan (628.330.907.013) lira olarak saptanmasına ve (259) milyar lira bedelli sigorta poliçesindeki %50 enflasyon klozu, %4 enkaz kaldırma ve %5 iş durma teminatları eklendiğinde davalının tazminle yükümlü olduğu riziko değeri (411.310.000.000) lira olmasına karşın müvekkiline (252) milyar lira tazminat ödendiğini ileri sürerek, indirimlerin tenkisi sonucu (132) milyar liranın hasar tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince davacı zararının tazmin edilerek kayıtsız ve şartsız ibra edildiğini, davacının başkaca talep hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sunulan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının imzaladığı ibranamenin hata veya hile sonucunda yada ikrah altında verildiğinin kanıtlanamadığı gibi, gabin koşullarının da bulunmadığı, 8.9.2000 tarihinde zarar miktarı konusunda mutabakata varıldıktan sonra sigorta tazminatının 2.10-3.11.2000 arasında altı kısım halinde ihtirazı kayıtsız kabul edilmesinin iradeyi sakatlayan nedenlerin bulunmadığını gösterdiği, bilirkişilerce de tazminatın gerçek zararı karşıladığının saptandığı, zarar niceliği farklı olsa bile ibranamelerin içeriği itibariyle sonuca etkili olmayacağından yeniden bilirkişi incelemesine gerek görülmediği gerekçesiyle oy çokluğu ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 15.9.2000 tarihli ilk ekspertiz raporunda toplam hasar bedelinin (219.539.000.000) lira olarak bildirilmesine karşı davacı sigorta ettiren şirketin yetkili temsilcisinin itirazı üzerine düzenlenen 21.9.2000 tarihli ek raporla hasar tutarının (252.459.000.000) lira olarak bildirilmesi ve davacı temsilcisinin 8.9.2000 tarihli dilekçesiyle bu meblağı kabul etmesinden sonra 2.10-3.11.2000 tarihleri arasında kısım kısım ödenen anılan meblağa yönelik yöntemince ihtirazı kayıt iradesinin sergilenmediği gibi bu yönde zamanında böyle bir irade oluştuğu anlamına gelebilecek biçimde delil tespit işlemi yaptırma veya benzer başkaca girişimlerde bulunulmaması ve tazminatın son diliminin ödenmesinden çok sonra 18.12.2000 ihtirazı kayıt iradesinin ihtarname yolu ile haricileştirilmiş olmasından hareketle davacı sigorta ettirenin makul süre içerisinde gabine dayalı ihtirazı kayıt ileri sürdüğünün kabul edilemeyecek olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, 250.000.000 lira vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4.960.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 18.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy