(1163 S. K. m. 98) (6762 S. K. m. 341)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.12.2001 tarih ve 2001/752-2001/1771 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin yönetim kurulu başkanlığı yaptığı dönemde, kooperatife keşide edilen 170.000.000.-TL bedelli çekin davalı tarafından adına ciro edilerek bankadan alındığını ve kooperatif kayıtlarına geçirilmeyerek davalının zimmetinde kaldığını bu hususun Mersin 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin kesinleşen ilamıyla sabit olduğunu, ileri sürerek, 170.000.000.- TL. nin 05.09.1994'den itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin kooperatif tarafından tahsil edildiğini, sorumluluğunun muhasip üyeye ait olduğunu, Mersin 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2000/70 Esas sayılı dosyasında müvekkilinin taraf olmadığını, bu nedenle müvekkilini bağlamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalının, davacı kooperatifte yönetici olduğu dönemde İ. E. Gençay'ın bu kooperatife üye yapıldığı, bu kişi tarafından verilen 170.000.000.-TL. lık çekin davalı tarafından bankadan tahsil edildiği, kooperatif kayıtlarına geçirilmediği ve davalının zimmetinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 170.000.000.-TL. nın 05.09.1994'den itibaren değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı, kooperatif eski yönetim kurulu başkanı davalının bu görevi sırasında zimmetine para geçirdiğini ve kooperatifi zarara uğrattığını öne sürerek, eski yönetici hakkında sorumluluk davası açmış bulunmaktadır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98 nci maddesi yollamasıyla TTK. nun 341 nci maddesi hükmüne göre böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulda davanın açılması yolunda karar alınması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerekir. Dosya içeriğine göre, 25.02.2001 tarihli genel kurulda kanunun görüşüldüğü ancak salt çoğunluk sağlanamadığından sorumluluk davası açılması yönünde bir karar alınmadığı ve davanın kooperatif yönetim kurulunun verdiği vekaletnameye istinaden vekili tarafından açıldığı, böylece yukarıda anılan yasa hükmü gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece, yukarıda açıklanan eksiklikler giderilmeden davanın görülüp sonuçlandırılması doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy