(CMR m. 17) (6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.04.2002 tarih ve 1998/1318-2002/404 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı Başak Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.03.2003 günde davacı avukatı Hüsnü Büyükcengiz gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukat dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin taşıma rizikolarına karşı sigorta örtüsü altına aldığı emtianın İstanbul/Bakü taşıması sırasında yanarak zayi olduğunu, taşıyıcı aracının davalı Başak Sigorta A.Ş. tarafından CMR sigortasının yapıldığını 55.000.000.000-TL zararın sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, TTK.nun 1301. maddesi gereğince bu miktarın reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsilini istemiştir.
Davalı Başak Sigorta A.Ş. vekili, davacının sigortalısı tarafından yurt dışına ihraç edilen emtianın satış şeklinin CİF satış olduğunu, mal hasarının araca yüklenmekle alıcıya geçtiğini, sigorta şirketinin ödeme yapmaması gerektiğini, buna rağmen yapılan ödemeye dayanarak rücu hakkının kullanılamayacağını, müvekkilinin CMR sigortacısı olması itibariyle sigortalı dışındaki 3. şahısların anılan poliçe nedeniyle dava açmasının mümkün olmadığını, olayda CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, poliçe özel şartları gereğince müvekkilinin zararın oluşu biçimi nedeniyle sorumluluğunun olmadığını zira, yangının çekici ile dorse arasındaki elektrik tesisatının hatalı ve yetersiz izole edilmiş olması nedeniyle kısa devre sonucunda oluştuğunu, poliçe teminatının sorumlu görülmeleri durumunda 600 DM karşılığı tenzili muafiyetin göz önünde tutulması gerektiğini, istenen tazminatın abartılı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının sigortalısı tarafından ihraç edilen ve davalıların sahip, taşıyıcı ve CMR sigortacısı olduğu araca yüklenen emtianın aracın çekici ile dorse arasındaki elektrik tesisatının hatalı izolesi sonucunda kısa devre yaparak yangın çıktığı ve araçla birlikte sigortalı emtianın da yandığı, araç malikinin işleten sıfatıyla Bozkurt Nakliyat Ltd. Şti.nin ise taşıyan sıfatıyla Başak Sigorta A.Ş.'nin ise CMR Sigorta poliçesi gereği zarardan sorumlu oldukları, karar tarihi itibariyle 6.400 kg emtianın kg başına 8.33 SDR üzerinden 5.3312 SDR olduğu ve aynı tarihteki kur üzerinden zararın 89.387.750.000-TL olmasına rağmen taleple bağlı kalınarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı Başak Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Davalı Başak Sigorta A.Ş. taşımayı yapan aracın CMR sorumluluk sigortacısıdır. Bu nedenle davacı sigorta şirketinin, sigortalısına halef olarak CMR sigortacısından kendi sigortalısına ödediği sigorta bedeli için tazminat talep etme hakkı vardır. Ancak, davalı sigorta şirketinin poliçeden dolayı sorumluluğu poliçe özel ve genel koşullarına göre belirlenmelidir.
Somut olayda Başak Sigorta A.Ş. vekili, rizikonun ve riziko sonucu oluşan zararın, sigortalı aracın teknik arızası, bakımsızlığı gibi nedenlerden kaynaklanması durumunda poliçe teminatı dışında kaldığını savunmuştur.
Sigortalı aracın ve taşınan emtianın yanmasının dorse ile çekici arasındaki kablonun kötü izale edilmiş olması nedeniyle kısa devre yaparak yangın çıkması sonucunda yandığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığına göre, mahkemece, aralarında sigortacılık alanında uzman bilirkişinin de bulunduğu kuruldan rapor alınarak, davalı şirketin hasarın sigorta poliçe teminatı altında olmadığına ilişkin savunmasının poliçe özel ve genel şartlarına göre irdelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Öte yandan poliçede 600 DM muafiyet öngörüldüğü de savunulduğuna göre, bu savunmanın da değerlendirilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre davalı Başak Sigorta A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalı Başak Sigorta A.Ş. yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, taraflar duruşmaya gelmediklerinden duruşma vekillik ücretinin alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy