(6762 S. K. m. 1235, 1236)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.04.2002 tarih ve sayılı 1999/206-2002/305 kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.03.2003 günde davacı avukatı Savaş Renan Doğulu gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının bulunduğu gemi ile Novorisyky limanından Derince' ye taşınarak selüloz yükünün balast tankının su alması sonucu hasarlı olarak teslim edildiğini, (433.713.42) USD'lik yükün hasarı olarak (258.162,75) USD'ye satıldığını, hakem dispeçcinin müşterek avarya kararına göre (32.528) USD'nin temizlikten sonra müvekkilinin (143.022,67) USD zarara uğradığını, bu zarar ve işlemiş faizden doğan alacağın TTK.nun 1235/7 maddesi uyarınca gemi alacaklısı hakkı verdiğini ileri sürerek (157.325) USD için davalı gemisi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasını, asıl alacağa USD' ye uygulanan en yüksek mevduat faizinin yürütülmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müşterek avarya hakem dispeçci kararı kesinleşmeden davanın görülemeyeceğini, söz konusu karar da davacı zararının (97.586,47) USD olarak belirlendiğini, müvekkilince yük ilgililerine haber verilmeden tahliyeye başlandı iddiasının gerçek dışı olduğunu, alıcının tesellümde gecikmesinin zararın büyümesine yol açtığını muaccel olmayan alacağa faiz yürütülemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sunulan kanıtlar, hakem dispeçci dosyasına ve bilirkişiler kurulu raporuna dayanılarak, davalı taşıyınca alıcıya limana varınca ve hazırlık ihbarlarının yapıldığı, müşterek avarya nedeniyle ilgili yararına pay güvencesinin verilmemiş olmasından dolayı davalının yükü gümrüklü depoya boşalttığı, alıcının bu yükü zamanında çekmemesi sonucu atmosferik koşulların etkisine maruz bırakıldığı, alıcının zamanında hasar ihbarında bulunmaması nedeniyle sorumsuzluk karinesinden yararlanabileceği ve hasarı taşıyanın sorumluluğunu gerektirir nedenlerle oluştuğunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı taşıyanın kusurundan ileri geldiği savunulan emtia hasarına dayanılarak bu hasardan doğan alacak nedeniyle gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına ilişkin istemine (TTK.'nun 1235/7 md.si yollaması ile 1236. maddesi) konu bu davanın özü bakımından bir tür ihtiyati tedbir niteliği taşımasına göre, TTK. nun 1235/7. md.nde tanımlanan alacağın oluştuğunun inandırıcı kanıtlarla ispatının gerekmesine karşın bu alacağın varlığının davanın dayandırıldığı olgulardan doğrudan saptanamamasına göre bu çerçevede yapılacak değerlendirme doğrultusunda bir karar verebilecek iken, bu çerçeve aşılarak sanki dava taşımadan kaynaklanan zarar-ziyan davası gibi inceleme yapılarak, ancak bu tür bir davada irdelenebilecek yönlere girilerek alacağın oluşmadığı ve davalı taşıyanın sorumlu olmadığı yolunda gerekçe gösterilmesi isabetli bulunmamış ise de davacı vekilinin temyiz itirazları sadece davanın niteliğine uygun düşmeyen bu yön bakımından yerinde görülerek değinilen gerekçe çıkarılarak kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle davacının vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.920.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy