(1163 S. K. m. 16, 27)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17/04/2002 tarih ve 2001/591-2002/189 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi Davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı kooperatifin ortağı iken ve aidatları zamanında öder iken gecikme zammı borcu nedeniyle haksız olarak ortaklıktan ihraç edildiğini ileri sürerek ihraç kararının iptaline ve ortaklığının devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını savunarak davanın süre yönünden reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamından davacıya gönderilen ihtarnamelerin usulüne uygun olduğu, davacı her ne kadar borcum yoktur savunmasında bulunmuş ise de kooperatife karşı menfi tespit davası da açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı davalı kooperatife olan aidat borcunu zamanında ödediğini bu nedenle gecikme faizi borcu bulunmadığını, ihraç kararının bu nedenle haksız olduğunu ileri sürerek ihraç kararının iptalini talep etmiştir. Mahkemece, davacının kooperatife karşı menfi tespit davası açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, işbu davada davacı borcunun kooperatifin ihraç kararına esas aldığı ihtarnamelerdeki miktar kadar olmadığını kayıtlar üzerinde inceleme yapılmasını istemiş olmasına göre, mahkemece, davacının borç miktarının bilirkişi aracığıyla tespiti gerekir. Bu itibarla mahkemece yapılacak iş; genel kurullarda belirlenen aidat ve gecikme faizleri ile davacının ödemeleri kooperatif defter ve belgeleri üzerinden uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilip, davacının ihtarnamelerdeki miktar kadar borçlu olup olmadığı tespit edilmelidir. Davacının borçlu olduğu saptandığı takdirde, ihtarnamelerde istenilen miktar ile belirlenen borcu arasında davacı aleyhine bir fark ortaya çıkarsa davanın kabulü, bir fark çıkmadığı takdirde davacıya gönderilen ihtarnamelerin ana sözleşme ve KOOP. Kanununun 16. ve 27. maddelerine uygun olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken ,yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Ayrıca, temyiz dilekçesine ekli 5.6.2002 tarihli davalı kooperatife ait belgede, 5.6.2002 tarih ve 75 sayılı yönetim kurulu kararı ile davacının üyeliğine devam kararı verildiği anlaşılmakla ,mahkemece bu hususun da davalı kooperatiften araştırılarak değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği yönünden de kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/03/2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy