(6762 S. K. m.56,57/5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.06.2002 tarih ve 1999/1168-2002/630 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin reklam panoları imal ve ticareti konusunda faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin başvurusu üzerine müvekkili tarafından elektrik direklerine takılacak reklam panolarının taslak çizimleri ve teknik resimlerinin hazırlanarak, TSE imalata yeterlilik ve kaliteye uygunluk belgesi aldığını, reklam panolarının diğer davalıların atölyelerinde imal ettirilerek davalı şirkete satılmaya başlandığını, ancak davalı şirketin reklâm panolarını fason olarak üreten diğer davalılara başvurarak reklâm panolarını kendi adlarına üretip, doğrudan kendilerine satılması talebinde bulunduğunu, bunun üzerine diğer davalıların müvekkilince emek ve para sarfedilerek hazırlanan reklâm panolarını kendi adlarına üretip, doğrudan kendilerine satılması talebinde bulunduğu, bunun üzerine diğer davalıların müvekkilince emek ve para sarfedilerek hazırlanan reklâm panolarını kendi adlarına üretip davalı şirkete satmaya başladıklarını, bu şekilde haksız rekabette bulunarak müvekkiline zarar verdiklerini iddia ederek, 2.500.000.000 TL. davacı zararının davalılardan tahsiline, haksız rekabete konu reklâm panolarının üretiminde kullanılan makine ve aletlerin zapt ve istirdadına, panoların piyasadan toplatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce 28.06.1999 gün ve 1999/4069-5848 sayılı kararda belirtilen gerekçelerle davacı yararına bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yeniden oluşturulan bilirkişi heyetinin raporuna ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu panolara ait çizimlerin korunması gereken tasarımlar olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle ortada bir haksız rekabet bulunmadığı ve davacının bir zarara uğramadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, henüz tescil edilmemiş endüstriyel tasarıma tecavüz olduğu iddiası ile haksız rekabetin men'i ve tazminat istemine ilişkindir. Haksız rekabet, TTK.nun 56. maddesinde genel olarak aldatıcı hareket ve hüsnüniyet kaidelerine aykırı suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimali olarak tanımlanmış olup, 57. maddede de hüsnüniyete aykırı hareketlerin neler olduğu sınırlayıcı olarak değil, örnekleyici olmak üzere sayılmıştır. Bilirkişilerce düzenlenen 20.02.2002 tarihli raporda, dava konusu panoların Endüstriyel Tasarım olmadığı ancak objektif iyiniyet kuralları ve gözardı edilmemesi gereken "Emek" ilkesine göre davacının pano çizimlerinin davalılar tarafından izinsiz kullanımının TTK.nun 56. ve 57/5 maddesine göre haksız rekabet teşkil ettiği, davalıların TTK.nun 58., B.K.42 ve 43. maddelerine göre tazminat ödemekle sorumlu bulunduğu bildirilmiştir. Dava açılmadan önce davalılar Yusuf ve Osman'a ait imalathanede yapılan tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda da davacının panoları gibi yapılmak üzere hazırlanmış yarımamül vaziyette saç levhaların bulunduğu belirlenerek, bu durumun TTK.nun 56 ve 57/5'e göre haksız rekabet teşkil ettiği bildirilmiştir. Dosyada mevcut ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi raporlarına ve toplanan delillere göre, davacının çizimlerini yaptığı ve TSE belgesi aldığı panoları "Endüstriyel Tasarım" niteliğinde değildir. Ancak, davacının emek, masraf ve zaman harcayarak meydana getirdiği çizimlerinden davalıların izin almadan veya ayrıca bir bedel ödemeden yararlanmaları TTK.nun 56. maddesi uyarınca hüsnüniyet kaidelerine aykırıdır. Davalıların bu eylemleri, TTK.nun 57/5. maddesinde düzenlenen başkasının iş mahsulleriyle iltibasa yol açacak şekilde faaliyette bulunmaktır. Bu nedenle mahkemece endüstriyel tasarım olmasa bile, davacının emeğiyle meydana getirdiği iş mahsulünün TTK.nun 56. ve 57/5. maddeleri uyarınca korunarak, bilirkişi raporuna göre davanın kabulü ile tazminat tayini gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA; ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik yaptığı temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy