(1163 S. K. m. 45, 49, 51, 52) (818 S. K. m. 19, 20)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.07.2002 tarih ve 2001/834-2002/658 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü :
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğunu, 21.05.2000 tarihli genel kurulda aidatın tespitine ilişkin kararın gereken oy çokluğu ile alınmadığını ileri sürerek, genel kurul kararının geçersizliğinin tespiti ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, toplantının başlamasından sonra bazı ortakların toplantıyı terk ettiğini, başlangıçtaki toplantı nisabının düştüğü, bu nedenle karar nisabının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, genel kurul kararının iptali davasının bir ay içerisinde açılması gerektiği, davacının bu süreyi geçirmiş olduğu gerekçesiyle, yasal sürede açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatifin 21.05.2000 tarihinde yapılan genel kurulunda 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 51.maddesinde düzenlenen karar nisabına uyulmamış olması nedeniyle genel kurulun 5.maddesinde alınan kararın geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir.
1163 S.K.nun toplantı yeter sayısına ilişkin 45, temsile ilişkin 49, kararların geçerliliğine ilişkin 51 ve ortakların paylarının artırılmasına ilişkin 52. maddelerindeki hükümler emredici nitelikte olduğundan, bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, B.K.nun 19 ve 20. maddeleri hükümleri gereğince, mutlak butlanla sakattırlar ve iptalleri için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir.
Somut olayda davacının iddiası genel kurulda 1163 S.K.nun 51.maddesine göre karar nisabına uyulmamış olduğu noktasında toplanmış bulunmasına göre bu davanın bir aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmasına gerek bulunmamaktadır. O halde mahkemece işin esasına girilerek, davacının batıllık iddiasının incelenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy