(6762 S. K. m. 26)
Taraflar arasında görülen davada Zonguldak Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.11.2001 tarih ve 2000/653-2001/590 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Ticaret ve San.İl Müdürlüğü temsilcileri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, bir kısım davalıların tasfiye kurulu üyeleri oldukları kooperatif aleyhine açtıkları alacak davası sırasında kooperatifin sicilden terkin edilmesi üzerine mahkemece verilen süre içinde bu davayı açtıklarını ileri sürerek, kooperatifin sicilden terkin kaydının iptali ile yeniden ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ticaret ve Sanayi İl Müdürlüğü vekili, davanın Bakanlık aleyhine açılması gerektiğini savunarak, davanın husumet yönünden reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Dahili davalı Ticaret Sicil Memurluğu temsilcisi, yasal prosedüre uygun olarak terkin işlemi yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlar doğrultusunda, davanın, davalılardan Ticaret Odası Başkanlığı bakımından reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Ticaret ve Sanayi İl Müdürlüğü temsilcisi temyiz etmiştir.
Dava, bir kısım davalıların tasfiye kurulunu oluşturdukları kooperatifin, ticaret sicilinden terkin kaydının iptali, tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
TTK.nun, 559 sayılı KHK'nin 1. maddesi ile değişik 26. madde hükmü ile, Ticaret ve Sanayi Odası veya Ticaret Odası bulunan yerlerde bir Ticaret Sicil Memurluğu kurulur, hükmü getirilmiştir.
Davalılardan Ticaret Sicil Memurluğu'nun, davalılardan kararı temyiz eden Ticaret ve Sanayi İl Müdürlüğü ile bir ilgisi bulunmadığı açık olup, mahkemece mümeyyiz davalı bakımından davanın husumet yönünden reddine karar verilmek gerekirken, bu davalı bakımından da davanın kabulü, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenle, mümeyyiz davalı temsilcisinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy