(6762 S. K. m. 56, 57)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.10.2001 tarih ve 1999/362-2001/1231 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.04.2002 günde davacı avukatı Ergun Özsunay ile davalı avukatı Mustafa Tuncel gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının ABD uyruklu müvekkilinin patent koruması altındaki kompakt şalterlerini taklit edip piyasaya sürerek haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitini ve önlenmesini, taklit ürünlerin ve haksız rekabetin gerçekleştirilmesini sağlayan gereçlerin toplatılarak imhasını ve ilamın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 1987 yılından beri şalter ürettiğini, ürünler arasında iltibas bulunmadığını, davacının yaptırdığı delil tespit işleminde tutarsızlık ve çelişkiler olduğunu, davacının geçerli patenti bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sunulan kanıtlara ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, davalının üreterek piyasaya sunduğu ürünün boyut, dış görünüş, dizayn ve diğer karakteristik özellikler bakımından davacının ürünü ile özdeş olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, taklit ürünlerin ve gereçlerin toplatılarak imhasına ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dilekçesinde haksız rekabet iddiasına konu edilen ürünlerin patent koruması altında da olduğu bildirilmiş ise de, 15.5.2001 tarihli dilekçeyle hukuki dayanağın 551 sayılı KHK değil, sadece TTK. nun 56 ve 57/5 maddeleri olduğunun bildirilmesi karşısında dosyanın hükümden önce kurulan ihtisas mahkemesine gönderilmemesinde ve belgelendirilmeyen mazeretin son oturumda kabul edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacının sunduğu tanıtım amaçlı katalog dışında davalı şirketçe taklit edildiği iddia olunan kompakt şalter ürünlerinin patent-ihtira beratı sahibi, lisansiyeri, distribütörü veya eylemli üreticisi olduğuna ilişkin hiçbir belge ibraz etmemiş olması nedeniyle, davalı tarafça itiraza uğradığı gibi esasen dava şartlarından olan aktif husumet ehliyetine ilişkin bu konunun mahkemece kendiliğinden göz önüne alınarak anılan hususlar araştırılıp davacının taraf ehliyetinin saptanması gerekirken, bu zorunluluk yerine getirilmeden esasa girilmesi yerinde görülmemiş, kararın öncelikle bu yön bakımından bozulması gerekmiştir.
3- Bozma kapsamına göre, davalı vekilinin esasa ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, esasa ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmemesine, 250.000.000 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy