(2918 S. K. m. 98, 99) (1086 S. K. m. 19, 17, 9)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesince verilen 31.1.2001 gün ve 2000/140-2001/62 sayılı kararın temyiz istemini reddeden Dairenin 22.10.2001 gün ve 2001/5172-8090 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisine ait araca, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucunda murisin ölümü ve maddi hasara neden olduğunu ileri sürerek, 7.000.000.000TL. ölüm ile 750.000.000TL. maddi hasar tazminatının olay tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın şirket merkezinin bulunduğu Şişli Mahkemelerinin yetki alanına girdiğini, Bölge Müdürlüğünün bulunduğu Ankara'da açılan davada mahkemenin yetkisiz olduğunu poliçede ölüm teminatının 3.000.000.000TL. olarak belirlendiği, fark zeyilnamesi düzenlenmediğinden destekten yoksunluğa ilişkin fazla istemin reddi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanununun 98/1 ve 99/1 maddeleri gereğince davadan önce temerrütlerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yetki itirazı ara kararı ile reddedilerek, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ölüm teminatı 3.000.000.000TL., maddi hasar için ise 500.000.000TL. ise de, artırılan limit için fark zeyilnamesi düzenleyip primini tahsil etmemiş olmasının zarar görenler açısından yükseltilen teminat miktarlarından sorumsuzluğu sonucu doğurmayacağı, sigortalı aracın özel araç niteliğinde olması ve davalının 12.11.1999 tarihinde temerrüde düşürülmüş bulunması gerekçesiyle, 7.750.000.000TL.na 12.11.1999 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine temyiz harcının süresinde yatırılmadığı gerekçesiyle Dairemizce temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dairemizin temyiz isteminin reddine ilişkin kararında her ne kadar davalı vekilinin temyiz harcını süresinde yatırmadığı gerekçesiyle red kararı çevrilmiş ise de, dosyaya sunulu harç tahsil makbuzundan harcın muhabere yoluyla başka mahkemeye süresinde yatırıldığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine ilişkin karara yönelik karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilip, temyiz isteminin reddine ilişkin karar kaldırılarak işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelemesine geçilmiştir.
2- Davalı vekili, süresinde verdiği cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuş, ancak bu itiraz 23.5.2000 tarihli oturumda gerekçe gösterilmeksizin reddedildiği gibi, gerekçeli kararda da bu itiraza değinilmemiştir.
Dava, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacılar, sigorta sözleşmesinin tarafı olmayıp, haksız eylemi sonucu zarara neden olan işletenin kusuruna dayanarak sigorta şirketine husumet yöneltilmiştir. Bu nedenle HUMK. nun 19. maddesindeki yetki kuralının somut olayda uygulama olanağı bulunmamaktadır. HUMK. nun 17.maddesindeki yetki kuralı ise şubenin işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda uygulanacağından, temyiz konusu davada uygulanması mümkün değildir. Zira yukarıda değinildiği gibi taraflar arasında doğrudan sözleşme ilişkisi bulunmadığı gibi, poliçenin düzenlendiği yer de Ankara değildir. Kaza Balıkesir'de meydana gelmiş olup, davalının merkezi de Şişli ilçesi sınırları içindedir. Bu durumda davanın Ankara'da açılması mümkün olmadığından HUMK. nun 9/1. maddesindeki genel yetki kuralı gözönünde tutularak, yetki itirazının kabulüne karar vermek gerekir iken, reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3- Kabul şekline göre ise, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinde verilen teminat miktarları yetkili merciler tarafından artırıldığı takdirde artan miktar için zeyilname düzenlenmemiş olması durumunda dahi zorunlu trafik sigortacısının artan limitten sorumlu tutulması gerektiği Dairemizce istikrarlı bir şekilde benimsenmekteydi. Ancak, 3.5.1997 gün ve 22978 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliğinin 8/c maddesi ile Müsteşarlıkça asgari teminat tutarlarının artırılmasına rağmen zeyilname düzenlenmeyip eksik güvenceli kalan motorlu araçların kişilere vereceği zararların Fondan karşılanacağı şeklinde düzenleme getirilmiş olup, artık bu düzenleme karşısında kişilere yönelik cismani zararlar dışında kalan zararlar bakımından, artırım zeyilnamesi düzenlenmemesi halinde artan sorumluluk limitleri ile Zorunlu Trafik Sigortacısının sorumlu tutulması mümkün değildir. Somut olayda dava konusu tazminattan davalı sigorta şirketi, düzenlediği poliçede verilen teminatların üzerinde bir limit ile sorumlu tutulamaz. Aradaki fark, sadece cismani zarardan dolayı Fondan talep edilebilir. Mahkemece, mevzuattaki bu değişiklik dikkate alınmaksızın poliçe teminatının üzerine çıkacak şekilde davalının sorumluluğuna hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
4- Yine kabul şekli bakımından, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayalı tazminat açısından sigorta şirketinin poliçe teminatını ödeme yükümlülüğünün ne zaman ve hangi koşullarda doğacağı Karayolları Trafik Kanununun 98/1 ve 99/1. maddelerinde gösterilmiş olmasına rağmen, mahkemece ihtarnameye verilen cevap tarihinin temerrüt tarihine esas alınması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2001/5172 Esas ve 2001/8090 sayılı kararının kaldırılarak mah-keme kararının yukarıda 2-3 ve 4 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının karar düzeltme isteminde bulunana iadesine, 18. 2.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy