(4721 S. K. m. 683) (1086 S. K. m. 187,194) (5584 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.10.2001 gün ve 2001/186 - 2001/681 sayılı kararı onayan Daire'nin 18.06.2002 gün ve 2002/2371 - 2002/6310 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 5584 sayılı Posta Kanunu ve Posta Tüzüğü'nde açık ve kapalı mektuplarla üzerinde haberleşme amaçlı yazılar bulunan kartların kabul, taşıma ve dağıtımı işlerinin müvekkilinin tekeline verildiğini, davalının Yapı Kredi Bankası kredi kartı hesap ekstrelerini mudilerine dağıtarak tekel hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek, davalının haksız müdahalesinin ve muarazasının önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili aleyhine davacı tarafından açılan İstanbul Asliye 8.Ticaret Mahkemesi'nin 1999/545 Esas sayılı dosyasında konusu ve tarafları aynı olan davanın derdest olduğunu ve müvekkilinin kredi kartı dağıtımı haricinde dağıtım faaliyetinin bulunmadığını ve kredi kartının da mektup niteliğinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, İstanbul Asliye 8.Ticaret Mahkemesi'ndeki dava ile bu davanın tarafları, dava sebebi ve konusunun aynı olduğu, mahkemeden verilecek kararın kesinleşmesi halinde bu dava için kesin hüküm oluşacağı gerekçesiyle derdestlik itirazının kabulüyle davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararı, davacı vekili temyiz etmiş, Dairemizin 18.06.2002 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Bir davanın derdestlik ilk itirazı üzerine açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için, şu üç şartın birlikte bulunması gerekir. Bunlar, aynı davanın iki kere açılmış olması, birinci davanın görülmekte olması ve birinci dava ile ikinci davanın aynı olmasıdır. Birinci dava ile ikinci davanın aynı olmasından kasıt ise; davanın taraflarının, konusunun (müddeabihin) ve sebebinin (davanın dayanağını oluşturan vakıaların) aynı olmasıdır. Dava konusu olayda, derdest olduğu iddia olunan birinci dava olan, İstanbul Asliye 8.Ticaret Mahkemesi'nin 1999/545-2000/442 sayılı kararındaki talep, banka kredi kartlarının kabul, taşıma ve dağıtımı işlerinin davacının tekel hakkına tecavüz olduğu gerekçesi ile davalının haksız müdahalesinin ve muarazasının önlenmesi talebine ilişkin olup, mahkemece verilen davanın reddine dair kararın temyizi üzerine Dairemizin 02.02.2000 gün ve 2000/8055-2001/721 sayılı kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur. İşbu davada ise, talep, davalının banka kredi kartı hesap ekstrelerini mudilere dağıtımını yapmak suretiyle davacının tekel hakkına müdahale ettiğini ileri sürülerek, davalının muaraza ve müdahalesinin men'ine ilişkindir. Bu durumda, dava sebeplerinin aynı olduğundan, dolayısıyla derdestlikten söz edilemez. Bu bakımdan uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken, derdestlik itirazının kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gibi, söz konusu kararın onanmasına dair Dairemizin 18.06.2002 gün ve 2002/2371-6310 sayılı kararı da doğru görülmediğinden, davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 18.06.2002 gün ve 2002/2371-6310 sayılı onama kararının kaldırılarak kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 18.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy