(556 S. KHK. m. 7/1-b)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.11.2001 tarih ve 2001/545-736 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.04.2002 günde davacı avukatı Teoman ile davalılar avukatı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin altmıştan fazla ülkede tescilli "T..." markasının Türkiye'de tescili için yaptıkları başvurunun, davalı Enstitü tarafından, diğer davalının aynı markanın tescili için yaptığı başvuru gerekçe gösterilmek suretiyle reddedildiğini ileri sürerek, davalı Enstitü Markalar Dairesi Başkanlığı ve Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacı başvurusunun 556 sayılı KHK'nin 7/1-b bendi uyarınca reddedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin tescil başvurusundan vazgeçtiğini ve davanın konusuz kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalı başvurusunun işlemden kaldırıldığı; ancak davacının başvurusunun reddine dair kararın ayakta kalmasının doğru olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar temyiz etmiştir.
Dava, davalı TPE'nin kararlarının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, diğer davalı şirket tarafından yapılan tescil başvurusunun işlemden kaldırılması nedeniyle, davalı Enstitü kararlarının ayakta kalamayacağı gerekçesine dayanılarak hüküm kurulmuştur.
Davacının, davalı şirket tarafından yapılan tescil başvurusunun reddi gerektiği yolundaki itirazları Enstitüce reddedilmiş olup, itiraza konu başvurunun işlemden kaldırılması halinde, davacı Enstitü hakkındaki davasını sürdürüp sürdürmemekte serbesttir. Mahkemece, davacıdan davaya devam edip etmeyeceği sorularak, Enstitü kararlarının incelenmesinde, bu kararların verildikleri tarihteki koşullar nazara alınarak incelendiği hususu da göz önünde tutulmak suretiyle, gerektiğinde tarafların delillerinin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 250.000.000 TL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy