(6762 S. K. m. 3) (818 S. K. m. 41, 101, 140) (1086 S. K. m. 185) (1136 S. K. m. 164)
Taraflar arasında görülen davada (Erdemli Asliye Hukuk Mahkemesi)nce verilen 20.6.2002 tarih ve 2000/294 - 2002/424 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan sonra dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekil, davalıya ait elektrik üretim tesislerinde kısa devre sonucu çıkan yangında müvekkiline ait işyerinde yangın çıktığını, olay nedeniyle işyerinde 11.040.461.603 TL. hasar olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydı ile hasar bedeli ile birlikte yoksun kalan kazanç toplamı 20 milyar TL.nın olay tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Yargılama sırasında kazanç kaybı talebi geleceğe bırakılmıştır.
Davalı vekili, yangının nakil hattından kaynaklandığına ilişkin delil olmadığını, davacının işyerindeki tesisatın teknik şartnameye uygun bulunmadığını havai hat sigorta ve sayaç öncesi kolon sigortanın olmadığını, aboneye ait koruma topraklamasının yapılmadığını, istenen tazminatın abartıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna göre, olayda davalının 5/8 kusurlu, oluşan zarardan kusura isabet eden zararın 6.900.228.500.- TL. olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve yargılama aşamasında davalı vekilinin zamanaşımı definde bulunmamış olmasına, temyiz dilekçesi ile ileri sürülen zamanaşımı definde davacı vekilince temyize yanıt verilerek karşı çıkılmış olmasına, davalı şirketin TTK. 3. maddesi gereğince ticari işletmesini ilgilendiren iş ve işletmelerin ticari işler kapsamında bulunması nedeniyle davanın adli yargıda görülmesinde ve hükmedilen tazminata reeskont oranı üzerinden faiz yürütülerek faiz başlangıcının haksız eylem tarihinin esas alınmasında davacının bir kısım tazminat talebini geleceğe bırakmasına davalı yanın açıkça karşı çıkmaması nedeniyle mahkemece atiye bırakılan işlem ite ilgili olarak karar verilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyize itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davanın kısmen kabul edilmesine rağmen, yargılama giderinin tümünden davalının sorumlu tutulması doğru görülmediği gibi, reddedilen kısım için davalı yararına ücreti vekalet verilmemeside bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 275.000.000 TL duruşma vekillik ücretinin, Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21. maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalı yararına verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.3.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy