(4046 S. K. m. 15) (818 S. K. m. 21) (1086 S. K. m. 440, 442)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesince verilen 28.9.2000 gün ve 2000/443-441 sayılı kararı onayan Dairenin 22.10.2001 gün ve 2001/5115-8079 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların kullandıkları kredilerden dolayı borçlandıkları toplam 8.523.987.573. TL sını Özelleştirme Kanununun 15. maddesinde öngörülen takip ve haciz muafiyetinden yararlanma yoluna başvurarak ödemediklerini, müvekkilinin bu yüzden finansman ihtiyacını pahalı yollardan karşılamak zorunda kaldığını, bu nedenle müzayaka altında davalılarla kısmi ödemeler karşılığında ibralar yapılmak zorunda kalındığını, daha sonra anılan kanunun Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini ileri sürerek, ibra protokollerinin ödemeleri aşan miktarlar yönünden iptalini ve bakiye borçlarının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Et ve Balık Ürünleri AŞ vekili, davalı Yem San AŞ.nin müvekkili ile birleştirildiğinden bu şirkete husumet yöneltilemeyeceğini ve gabin şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Sivas Demir ve Çelik AŞ vekili de davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin, davanın BK.nun 21. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı ve müzayaka koşullarının ispatlanamadığı gerekçesiyle verdiği, davanın reddine dair karar, davacı ile davalı Et ve Balık Ürünleri AŞ vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı Yem San AŞ hakkındaki davanın öncelikle pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle bu davalı yararına bozulduktan sonra, mahkemece, bozma kararına uyularak davalı Yem San AŞ hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle, diğer davalılar hakkındaki davanın ise esastan reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK. nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK. nun 442.maddesi gereğince REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 10.120.000 lira karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK. nun 442/3.madde hükmü uyarınca, takdiren 54.550.000 lira para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, 07.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy