(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.10.2001 tarih ve 1999/433-2001/666 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu, hakkında aidat ve faiz alacağı nedeniyle icra takibi yapıldığını, takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline takibin devamına, icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya borcunun olmadığını, aidatların TL olarak belirlenmesi nedeniyle döviz cinsinden istenemeyeceğini, inkar tazminatının şartlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davanın kısmen kabulü ile takibin 884.849.823-lira üzerinden devamına, icra takibinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı kooperatif, davalı ortağın aidat ve gecikme cezası borcu için icra takibi yapmış ve bu takibe yapılan itiraz nedeniyle itirazın iptali davası açmıştır. Dosya kapsamına göre, kooperatif genel kurullarında aidatlar Türk Lirası olarak tesbit edildiği anlaşıldığından mahkemece, genel kurul kararına dayanmayan 25.04.1993 günlü yönetim kurulu kararına itibar edilmeyerek, Türk Lirası üzerinden davacının borcunun tespitinde usulsüzlük görülmemiştir.
2- Yine, davalı, ortağı bulunduğu davacı kooperatifçe takibe konu edilen alacağa itiraz etmiş ve bu iradesini işbu davada da devam ettirmiştir. Kooperatif tarafından, aidat borcunun ödenmesinin gecikilmesi halinde, 30.06.1991 günlü genel kurulda inşaat demir fiyatı üzerinden farkları ile ödenmesine kararı alınmıştır. Mahkemece, bilirkişi raporu ile bu husus dikkate alınarak, davalının aidat ve gecikme faizi borcu tesbit edilmiştir. Ancak, bilirkişi raporunda davalının 29.315.000.-TL asıl borcunun gecikme nedeniyle genel kurul gereği inşaat demir fiyatları farkları ile icra takip tarihi itibariyle 884.849.823.-TL olduğunu tesbit etmiştir. Bu miktar, faiz olup ayrıca, asıl alacak olan 29.315.000.-TL.na da karar vermek gerekirken, kararı temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3- Ancak, davacı kooperatifin 30.06.1991 günlü genel kurulunda aidatların gecikmesi halinde alınacak inşaat demir fiyatı farkı ile alacağın tahsili kararı, temerrüt faizi anlamında olup, bu durumda mahkemece hüküm altına alınan miktar temerrüt faizidir. Borçlar Kanunu'nun 104/son maddesinde yer alan, geçmiş günler faizinin ödenmesinde temerrüde düşen borçlu aleyhinde faiz yürütülemeyeceği (faize faiz yürütülemeyeceği) kuralına aykırı olarak 884.849.823.-TL faiz borcuna takip tarihinden itibaren tekrar faiz yürütülür şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy