(818 S. K. m. 53, 162, 163, 474)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.06.2002 tarih ve 2000/740-2002/311 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.03.2003 günde davacı avukatı M. K. ile davalı avukatı V. V. K. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi V. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin İsviçre'de mukim bir sigorta şirketi olduğunu ve müvekkilinin sigortaladığı kağıt bobin emtiasının davalıya ait antrepoda bulunduğu sırada meydana gelen yangın sonucu yandığını, hasar bedelini sigortalıya ödeyerek onun haklarına halef olduğunu ve alacağı temellük ettiğini, davalının BK.nun 474 ncü maddesi uyarınca eşyayı özenle muhafaza etme edimini yerine getirmediğini ileri sürerek, sigortalıya ödenen (527.000)USD'nin davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu emtianın CİF satışla satılmış olması nedeniyle davacının dava hakkı bulunmadığını, müvekkilinin yangının meydana gelmesinde kusuru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlar ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, davacının İsviçre'de mukim olarak gerek Türkiye'nin taraf olduğu 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi'nin gerekse 23.06.1930 da onaylanan ikili sözleşme uyarınca Türkiye'de açacağı davalarda teminattan muaf olduğu, davacı tarafın hem satıcıdan hem de alıcıdan üçüncü şahıslara karşı tazminat talep etme hakkını temlik almış olup, bu temliknamelerin BK.nun 162 ve 163 ncü maddelerinin öngördüğü vasıfları haiz olduğu, sigorta sözleşmesine konu emtianın satış şekli CİF ise de, FOB ve CİF satışlarda TTK.nun 1153 ncü maddesi uyarınca satıcının mal bedelini tahsil etmediği takdirde malla menfaat ilişkisi sona ermeyeceğinden emtiayı sigorta ettirmesinin mümkün olduğu dolayısıyla aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, ceza mahkemesi kararı ve BK.nun 474 ncü maddesi gereğince davalının sorumlu olduğu, her iki bilirkişi raporuna göre davacı sigorta şirketi tarafından satıcı ve sigorta ettiren Trident...S.A. adına 01.10.1997 tarihinden başlamak üzere abonman sigorta sözleşmesi düzenlenmiş ise de, poliçe sertifikalarından sadece 073 no'lu olanın abonman sigorta sözleşmesi şartlarına tabi olup, diğer poliçelerin abonman şartlarına tabi olmadan kendi özel şartları içerisinde geçerli bulunduğu ve 073 no'lu poliçeden öncekilerin geçerlik sürelerinin yangın tarihinden önce sona erdiğinden bunlardan dolayı davacının talepte bulunamayacağı ve davacının 073 no'lu poliçe için (69.456.53)USD isteyebileceği gerekçesiyle,(69.456.53) USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın ardiye sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, BK.nun 474 ncü maddesi hükmü karşısında davalı ardiye sahibinin anılan yasanın 96 ve 98 maddeleri hükümleri gereğince tamamen kusursuzluğunu kanıtlamadıkça sorumlu olmasına ve yine BK.nun 53 ncü maddesi hükmünde öngörüldüğü üzere hukuk hakiminin ceza hakiminin tesbit ettiği kusur oranı ile bağlı bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince: davacı sigorta şirketi, gerçekleşen riziko nedeniyle abonman sözleşmesine dayanarak altı adet spesifik sigorta sertifikasına dayalı olarak ödeme yapıldığını ve TTK.nun 1301 ncü maddesine dayandıklarını iddia etmekle birlikte aynı zamanda sigortalı mal bedelinin sigortalıya ödendiğini ve bu yangın nedeniyle sigortalının davalıdan olan alacaklarını temliken aldıklarını ileri sürerek akti temlik ilişkisine dayanmıştır. Dosya incelendiğinde, gerek satıcı sigortalının gerekse alıcının davaya konu emtianın yanmasından kaynaklanan tüm alacaklarını davacı sigorta şirketine temlik ettikleri de, anlaşılmıştır.Bu durumda davacı sigortacının birinci dayanağı olan sigorta sözleşmesine dayalı alacağı birinci abonman sözleşmesinin süresinin dolması nedeniyle kanuni halefiyet hakkına dayalı alacak davası açamayacağı kabul edilse bile, BK.nun 162 ve 163 ncü maddeleri hükümlerine uygun olarak düzenlenen temliknamelere dayalı olarak dava açma hakkının varlığının kabulü gerekir. Nitekim mahkeme gerekçesinde davacının gerek alıcıdan gerekse sigortalı satıcıdan aldığı temliknamelerin BK.nun 162 ve 163 maddelerinde öngörülen vasıfları haiz olduğu da, belirtilmiştir. Mahkemece, dosyadaki bu tesbit ve olgulara karşın gerekçenin son kısmında davacının sadece ikinci abonman sözleşmesinin yürürlükte bulunduğu tarihte düzenlenmiş bulunan son sigorta sertifikası kapsamında kalan alacağın istenebileceği belirtilmek suretiyle yeterli gerekçe gösterilmeden davanın sadece bir kısmı kabul edilirken gerekçede de, çelişki oluşmuştur. O halde mahkemece, yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde olayın değerlendirilmesi ve gerekçedeki çelişki giderilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) no'lu bentte yazılı nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığın davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 25.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy