(6762 S. K. m. 1269, 1270, 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Edremit Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.04.2002 tarih ve 2001/615 - 2002/304 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının sürücüsü bulunduğu traktör ile müvekkiline kasko sigorta poliçesiyle sigortalı aracın kaza yapması neticesinde sigortalı araçta meydana gelen hasarın tazmin edildiğini, davalı hakkında kusuruna isabet eden bedelin tahsili için icra takibi yapıldığını, haksız itirazı ile durduğunu iddia ederek, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının Edremit İcra Müdürlüğünün 2001/840 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, kasko sigortasına dayalı rucüen tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu sigorta poliçesi incelendiğinde, sigorta ettiren bölümde araç maliki yanında, dava dışı K. Finans A.Ş. dain ve mürtehin olarak gösterilmiştir. TTK' nun 1269.ncu maddesine göre bir kimse bir malı rehin alan sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasanın 1270.inci maddesi hükmü uyarınca bir başkasının da rehin konusu malı, rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirebilmesi mümkündür. Öte yandan, TTK' nun 1301' inci maddesine göre, sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer. Sigorta ettiren kimsenin vaki zararlardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. O halde, mahkemece davacılık sıfatının tespit edilmesi bakımından araç üzerinde gerçekten rehin tesis edilip edilmediği araştırılıp, tesis edilmiş ise dain ve mürtehinin davaya muvafakati veya icazetinin olduğunun belgelendirilmesini sağlamak ve sonucuna göre işin esasına girerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy